Wednesday, May 6, 2009

FISTIK EZMELİ YULAFLI KURABİYE

Bu tarifi Martha Stewart dan aldığım peanut butter-chocolate chip oatmeal cookies tarifinde biraz değişiklik yaparak denemiştim. Tarifin güzelliği yağ miktarını azaltıp yerine fıstık ezmesi kullanıyor olmamız. Böylece besin değeri de biraz daha artmış oluyor.

malzemeler:

3 su bardağı yulaf ezmesi

1 bardak un

1 çay kaşığı karbonat

1 çay kaşığı kabartma tozu

1/2 çay kaşığı tuz

1 su bardağı toz şeker

1 su bardağı yumuşak tereyağı

1/2 su bardağı fıstık ezmesi

2 yumurta

1/2 su bardağı kuru üzüm

vanilya

Yağ, fıstık ezmesi ve şekeri mikserle çırpın. Yumurtayı ekleyip çırpmaya devam edin. Diğer kuru malzemeleri ayrı bir kapta karıştırıp yumurtalı karışıma ekleyip karıştırın. Fazla sıvı oluğunu düşünürseniz biraz daha un ekleyebilirsiniz ama normal kurabiye hamuru gibi katı olmayacak zaten. Kaşıkla yağlı kağıt serilmiş tepsiye birer tepeleme kaşık koyalım. aralarına bariz boşuklar bırakmayı unutmayalım çünkü yayılacaklar. 170 C ye ısınmış fırında altın sarısı renk alana dek pişirelim.

Wednesday, April 1, 2009

Bardakta Sahte Tiramisu


Tiramisunun sunumu oldukça şık ve pratik. yalnız kalabalık misafirler için biraz fazla bardak gerekli olabilir. İsmini sahte koymamın sebebi ise içinde labne olmaması. Eh, ne de olsa tiramisuyu tiramisu yapan labnedir değil mi? Ama ben bu şekilde de çok beğeniyorum. orjinaline yakın bir tat oluşuyor. Denemenizi tavsiye ederim.
TİRAMİSU
Malzemeler:
kedi dili
2 yemek kaşığı nişasta
2 yemek kaşığı un
1lt süt
5 yemek kaşığı toz şeker
1 poşet toz krem şanti

1 su bardağı ılık su

2 yemek kaşığı nescafe

Nişasta ve un sütle pişirilir. Pişmeye yakın şeker eklenir. Ateşten alınınca krem şanti eklenip mikserle çırpılır. Ilık suyun içinde nescafe çözülür. Bardaklara hazırlanan kremadan bir miktar koyulur. Kedi dili nescafeli suya batırılıp ikiye bölünerek (bardağın şekline göre) üzerine koyulur. Üstüne tekrar krema koyulup tüm bardaklar böylece doldurulur. Üzerine kakao serpilerek süslenir.

Thursday, March 26, 2009

RENKLİ PATATES TOPLARI


Yapması çok basit, yemesi çok zevkli.Evde tüketilmeyen mor lahanaların değerlendirimesi için de iyi bir fırsat . 4-5 tane haşlanmış patatesi iyice ezelim.İki bardak ince kıyılmış mor lahanayı az bir zeytinyağında yumuşayıncaya kadar pişirelim.Patatesin içine ekleyelim. Tuz, zeytinyağı karabiber ve istenen diğer baharatlarla yoğurup top şeklini verelim. Kıyılmış maydanozla süsleyelim.

Friday, March 13, 2009

ISPANAKLI PEYNİRLİ KEK


Bu harika tarif kibele sofrasından. Gerçekten lezzetli bir tuzlu kek.
Hadi bu hafta sonu siz de yapın...
orjinal tarif için:
http://www.kibelesofrasi.com/ispanakli-ve-peynirli-kek
Malzemeler:

200 gr ıspanak ( ince doğranmış)

1 patates ( çiğ olacak)

100 gr beyaz peynir rendesi(ben tulum peynir kullandım.)

3 yumurta

180 gr un

1 çay bardağı süt

1 çay bardağı sıvıyağ

1 paket kabartmatozu

1 tutam tuz

1 çay kaşığı kişniş ( aktarlarda bulunur)


Yapılışı:

1- Fırını 180 dereceye ayralayın.

2- patates ve peyniri rendeleyin. Ispanak yapraklarını yıkadıktan sonra incecik doğrayın ve bir kasede hepsini harmanlayın.

3- ayrı bir kasede yumurta,süt, sıvıyağ , kabartmatozu ve tuzu ekleyin mikserle biraz çırpın.

4- unu ekleyin karıştırmadan ıspanaklı harca ekleyin kaşıkla karıştırın. Baton kek kalıbını yağlayın. Karışımı kalıba aktarın.

5- Önceden ısınmış fırında 35- 40 dakika pişirin. soğuduktan sonra kalıptan çıkarın servis yapın..

Thursday, February 19, 2009

HİNT USULÜ KARNABAHARLI GÖZLEME (GOBHİ PARATHA)

Birkaç yıl önce televizyonda bir yemek programı izliyordum. Sanırım TRT-1 falandı. Hindistan büyükelçisinin eşi birkaç Hint yemeği yapmıştı. Bunlardan biri de karnabaharlı gözleme idi.
Hindistan´da dini açıdan pek fazla et yenmediği için bu tip sebzelerin çok kullanıldığından bahsettiğini de hatırlıyorum. O zaman benim de bu tarif aklıma yatmıştı ve denemiştim çok da güzel bir sonuç elde etmiştim. Geçenlerde yine aklıma geldi ve yapayım dedim.Aklımda kaldığı şekliyle yaptım. Gerçekten çok lezzetli oldu. Yiyenlere içinde karnabahar olduğuna inandırmak biraz zor oldu. Özellikle çocuklar bayıldılar. Patatesli olduğunu sanarak yediler:)
Malzemeler:
4 adet yufka
1 küçük karnabahar
1 büyük baş soğan
4 diş sarmısak
1 tatlı kaşığı biber salçası
1/2 tatlı kaşığı kimyon
1/2 tatlı kaşığı zencefil
1/2 tatlı kaşığı zerdeçal
1/2 tatlı kaşığı kırmızı biber (ben çoçuklar yiyeceği için koymadım)
tuz ve zeytinyağı
1 bardağa yakın süt veya koyuca ayran

Öncelikle iç malzemeyi hazırlıyoruz. Karnabaharı iyicene yumuşayıncaya kadar haşlıyoruz. Haşladıktan sonra minik minik doğruyoruz ki yumuşaklılarından çoğu zaman eziliyorlar.
Soğanı ve sarmısağı doğrayıp biraz zeytin yağı ile tavaya alıyoruz. Pembeleşince biber salçasını koyup karıştırıyoruz. Karnabaharları ekleyip altını kapatıyoruz. Baharatları ve tuzu ekleyip iyice karıştırıyoruz. Soğuması için bir kenara alıyoruz.


Sonra yufkaları teker teker masaya yayıyoruz. Ben içine ve pişirirken tavaya zeytin yağı koyduğum için ayrıca yufkayı ıslatmak için zeytinyağı kullanmıyorum. Sadece süt veya koyuca ayranla yufkayı nemlendiriyorum. Bir ucunu katlayıp içi oraya koyuyoruz. Daha sonra zarf şeklinde katlayıp Zeytinyağı ile yağlanmış teflon tavada iki tarafını pişiriyoruz. Bu işlemi 4 yufka için ayrı ayrı yapıyoruz. Afiyet olsun!






Friday, January 2, 2009

elmalı turta


Kafamda sürekli bir elmalı turta yapmak fikri vardı fakat tarif konusunda kararsızdım. Bütün tarifler bol miktarda katı yağ içerdiğinden bunları kullanmak istemedim. Aradım , taradım fakat yine de katı yağsız bu işin olamayacağını anladım. Ortaya şöyle karma bir tarif çıktı:

hamur:

150 gr tereyağı

1 çay bardağı zeytinyağı

3 yemek kaşığı yoğurt

1 bardak şeker

alabildiğine un (bu laf çok havada biliyorum ama tam miktarı veremiyorum. yumuşak kıvamlı toplanmış bir hamur olmalı.)

iç malzeme:

4-5 rendelenmiş elma

2-3 yemek kaşığı şeker

ceviz ve tarçın

yapılış:

Öncelikle iç malzeme hazırlanır. Şeker ve elma pişirilip soğumaya bırakılır. Ceviz ve tarçın eklenir. Tüm malzemeler sırayla karıştırılıp yoğurulur. Hamurdan ufak bir parça alınıp buzdolabına koyulur. Turta yapılacak kap yağlanır. Hamur elle bastırılarak yayılır. Soğuyan iç malzeme üstüne koyulur. Buzdolabına kaldırdığımız hamur çıkarılır. Unlanmış tezgak üzerinde merdaneyle açılarak ince şeritler kesilir ve turtanın üzerine dizilir.170C de üzerine kızaran dek pişirilir.

Friday, December 5, 2008

ilk ekmek makinesi kekim


Ekmek makinemi aldığımda yaptığım ilk kek. Tarif makinenin içinden çıkan kullanma kılavunuzundan. Herkesin makinesi için farklı olabileceği için yazmıyorum. Ekmek makinesinde pişen keklerin tadı ve dokusu harika oluyor yalnız şekli çok uygun olmuyor. Ekmek şeklinde olduğu için dilimler büyük oluyor.Ama tadı için dnemeye değer.Hem de pratik oluyor ve ortalık da batmıyor.

Monday, December 1, 2008

ARAP KURABİYELER


Bu tarif de yine portakal ağacından denediğim tariflerden biri. İçindeki haşlanmış yumurta sarısı ile çok değişik ve harika yorumlar almış. Ben de geçen ay gelen misafirlerim için denemek istedim. Fakat kurabiyesi umduğum kadar iyi olmadı. Verieln pişirme süresi az gelmiş de olabilir diye şüpheleniyorum. Ama klasik bir kurabiye hamuru ile de yapılabilir. Kakaolu nesquickli karışıma bulama olayı gerçekten harika. Ben de çilekli nesquicke bulayıp pembe kurabiyeler yapmayı da planlıyorum.Bu tarif için sevgili Hatice`ye teşekkür ediyorum.

İşte orjinal tarif

http://www.portakalagaci.com/oburcuk/2005/02/arap_kurabiye.html

malzemeler:
hamuru:
3 haşlanmış yumurta sarısı
1 paket oda sıcaklığında margarin
1 paket vanilya
aldığı kadar un
üzerine:
yarım su bardağı pudra şekeri
yarım su bardağı nesquik
yarım su bardağı kakao (veya çekilmiş filtre kahve)
not: kabartma tozu eklemiyorsunuz.

hazırlanması:
haşlanmış yumurta sarılarını elle iyice ufalayın. margarini katın. iyice bulamaç haline getirin. vanilyayı ekleyin.
aldığı kadar un eklenir yoğurun. unu yavaş yavaş ekleyin. ceviz büyüklüğünde alıp elin içinde top yapın. kolaylıkla şekil alıyorsa daha fazla un koymayın.
fındık kadar (veya cevizden biraz küçük) top yapın. 170 derecede 15 dakika pişirin. (ben ısıyı 150C'ye getirip 5 dakika daha pişirdim.)
pudra şekeri,kakao ve nesquik'i bir kapta karıştırın. (küçük bir leğen gibi geniş bir kap olursa daha iyi oluyor) fırından çıkan sıcak kurabiyeler hemen bu karışıma bulayın. soğuyunca servis yapın.

Thursday, October 16, 2008

EN SAĞLIKLI VİŞNELİ MUFFİN TARİFİ

PA100758
Bu yaz Arzu Aygen -Ülfet Aygen in "Beyaz Unsuz Şekersiz Hamur İşleri" isimli kitabını almıştım. Bir fırsat yaratıp tarifleri deneyemedim. Oğlumun da onayı ile denediğim ilk tarif bu muffinler oldu. Tarifteki tam buğday unu yerine ben kepeği alınmış köy unu kullandımVişne miktarını da biraz azalttım. Sonuçta gerçekten şimdiye kadar yaptığım en sağlıklı muffinler oldu diyebilirim. Tadı da ilk piştiğinde çok güzeldi fakat birkaç gün bekleyince biraz kurudu ve sertleşti. (acaba pekmezden dolayı mı?) Tarif şeker miktarı da oldukça az. Çok tatlı sevenler muhakkak pekmez miktarını yarım ölçü daha artırmalı. Hadi bakalım, çocuklarımızı hem pastadan, börekten, kekten mahrum etmeyerek hem de onları üç beyaz zehirle zehirlemeyerek güzel tatlar yaratalım...
Benim yaptığım şekilde tarifi yazıyorum. Eh, artık orjinal tarif için kitabı alıp okursunuz.
malzemeler:
yaklaşık 20 tane vişne (muffin sayısına göre değişebilir)
2 su bardağı tam buğday unu
1.5 tatlı kaşığı karbonat
1 tutam kaya tuzu
1 tatlı kaşığı limon rendesi
1.5 çay bardağı pekmez
2 yumurta
1 çay bardağı süt
1 çay bardağı ayran
2 yemek kaşığı oda sıcaklığında tereyağı

yapılış:
Kuru malzemeleri eleyip karıştıralım. Pekmez, yumurta, süt, ayran ve tereyağını çırpalım.Unlu karımın üzerine döküp karıştıralım.Muffin kalıplarını yağlayalım. Kalıbın dörtte üçünü dolduracak şekilde kalıplara paylaştıralım.Her muffin kalıbına 2-3 tane çekirdeği çıkarılmış vişne ekleyip parmağımızla hamurun içine doğru hafifçe ittirelim.170C de pişirelim.

KADAYIFLI BÖREK


Bu tarifi Ramazanda denemiştim fakat ancak yazabiliyorum.Gazetelerin birinde Sofra Dergisinin bir tarifi olarak yayınlanmıştı. Tarifi yayınlandığı şekille yapmaya çalıştım ama ben bazı düzenlemeler yaparak vereceğim verilen miktarlar tam tutsun diye.Örneğin gerçek tarifte verilen 500 gr tel kadayıf 3 yufka için çok fazla geliyor, 300 gr daha makul bir miktar. Bir de ruloları yaptıktan sonra dilimlerken çok dikkat etmek gerekiyor.Kalın dilimlenirse içi pişmiyor ince dilimlenirken de parçalanıyor.Bu yüzden parçalamadan mümkün olduğunca en ince şekilde dilimlemek gerekiyor.

malzemeler:

6 adet sosis

3 adet yufka

300 gr tel kadayıf

peynir ve maydonoz karışımlı börek içi

1 su bardağı sıvıyağ

1/2 su bardağı süt

2 yumurta

yapılışı:

Su,süt ve yumurta karıştırılarak bir karışım hazırlanır.1 adet yufka masaya serilir. Karışım her tarafına sürülüp bir ucu orta hizaya kadar katlanır.Kadayıflar yufkaya yayılır.Peynirli iç her tarafa serpilir.Sosisler uzunlamasına 2 ye bölünür.Yufkanın ucuna 4 tane sosis yan yana sıralanır. Sosislerin etrafında yufkalar rulo halinde sarılır.Dilimlenip yağlanmış tepsiye dizilir.Tüm yufkalara bu işlem yapılır.Karışımdan artan olursa en son üstlerine dökülüp 180C de iyice kızarana dek pişirilir.

Wednesday, September 3, 2008

Erikli Pasta

Bu tarifi herkesin tanıdığı ve eminim ki birçok tarifini deneyip beğendiği Portakal Ağacı´ndan almıştım .Tarifi denemek için yazın gelmesini mürdüm eriklerinin çıkmasını bekliyordum.Sonunda geçen hafta pastayı pişirdim. Gerçekten de beklememe değdi.Harika bir pasta oldu.Öncelikle çok hafif bir tadı var.Arasındaki eriklerin verdiği ekşili tat bu hafifliği sağlıyor.Kokusu, lezzeti beklentilerimin de üstünde oldu.Herkese bu tarifi denemesini şiddetle tavsiye ediyorum.
P8300735









Ben o an elimde hazır vanilyalı puding olmadığı için vanilyalı krem ole kullandım ve ek 60gr lık tereyağını kullanmadım.Sıvı kremam da 200 ml lik küçük paketlerden.Krema içine eklenen un miktarını da 2 yemek kaşığı kullandım.Siz nasıl isterseniz öyle deneyin.www.portakalagaci.com da yayınlanan orjinal tarif burada:

250g + 1 tepeleme yemek kaşığı un
75g + 100g şeker
1 paket vanilya
1 fiske tuz
1 paket kabartma tozu
125 g + 60 g tereyağı, küçük parçalar halinde kesilmiş
4 yumurta
750 g erik (mürdüm veya kırmızı)
kalıbı yağlamak için sıvıyağ
250ml süt
1 paket vanilyalı puding (1/2lt'lik süt ile pişirilerek hazırlananlardan)
250g çiğ krema
1 yemek kaşığı pudra şekeri
not:ben kremayı 200ml kullandım, bu durumda unu da 1,5-2 yemek kaşığı kullanmak daha iyi oluyor.

Hazırlanması:

250gr un, 75gr şeker, vanilya, tuz, kabartma tozu, 125gr tereyağı ve 1 yumurta bir kaba alınır. Önce mikserle karıştırarak, daha sonra da elle yoğrularak yumuşak bir hamur yapılır. Serin bir yerde yarım saat dinlendirilir. Bu arada erikler yıkanır, ikiye ayrılır ve çekirdekleri çıkarılır.
6 yemek kaşığı süt, 3 yumurta, kalan un ve puding tozu karıştırılır. Kalan süt, krema, 60g tereyağı ve 100g şeker kaynatılır. Yavaş yavaş -devamlı karıştırılarak- pudingli karışıma eklenir.
Hamur yağlanmış kek kalıbının tabanını ve kenarlarını -4cm yüksekliğinde- kaplayacak şekilde yayılır. Fırın 175C'ye getirilir. Erikler hamurun ortasına iç içe daireler oluşturacak şekilde dizilir. Kremalı karışım eriklerin arasını dolduracak şekilde kalıba dökülür.
Isınmış fırında 1 saat pişirilir. Çıkınca kalıpta tamamen soğuması sağlanır. Üzerine pudra şekeri serpilip servis yapılır.

Wednesday, August 13, 2008

EVE DÖNÜŞ

Evet, tatil bitti.Ege´nin serin sularını ve rüzgarlarını arkamızda bırakıp döndük.Aklımızda hatıralar ve damağımızda çok özel tatlar kaldı.Bunlar arasında fotoğraflayabildiğim kareler ise çok sınırlı sayıda oldu maalesef.









Ayvalık denince ilk akla gelen tatlardan biri Güler Tatlıhanesinin lor tatlısı ve sakızlı, zeytinyağlı kurabiyeleri .










Eh, Ayvalık´a kadar gelip de Cunda adasına gitmemek olur mu?Aslında Cunda hakkında yazacak çok şey var.Deniz kenarındaki balıkçı restoranlarından çok ben arka sokaklardaki küçük yerleri seviyorum.Bunlardan biri de Küçük Yer.






















Tamamen Ayvalık´a özgü kafası ve kuyruğuyla tümden yenilebilen papalina balığı, zeytinyağlı girit yemekleri,çeşitli otlardan mezeler , ahtapotlu mezeler, nefis ev yapımı limonataları buralarda tadabilirsiniz.



















Tatil keyfinize bir de mangal keyfini eklemek isterseniz İmren Park Restaurant´ı da gidilecek yerler listenize eklemelisiniz.Etlerinizi ister hazır pişirilmiş olarak sipariş edin, isterse mangalınızı yanınıza alıp kendiniz pişirin. Burası çam ağaçları altında, nezih bir ortamda piknik keyfi yaşayabileceğiniz harika bir yer.Nerde diye sorarsanız:Profesörler Sitesi Karşısı.Eski Sahil yolu Üzeri Altınova-Ayvalık.




Tuesday, July 8, 2008

tatil vakti

Wednesday, June 18, 2008

MISIRLI KEK

Bu tarifi televizyonda Ebru Şallı´nın sunduğu yemek programında izledim ve çok hoşuma gitti.Hemen deneyip sizlerle de paylaşmak istedim.Biz, ailecek çok beğendik, siz de en yakın zamanda deneyin derim.
malzemeler:
3 yumurta
1 su bardağı süt
1/2 su bardağı sıvıyağ
1 bardak mısır tanesi
1 bardak doğranmış yeşil soğan
yarım demet doğranmış dereotu
2 subardağı un
1/2 su bardağı tam tahıllı un
tuz, karabiber
kabartma tozu
Yumurtaları çatalla çırpıp tüm malzemeleri ekliyoruz.Kekten koyuca kıvamlı hamur elde edip kek kalıbında pişiriyoruz. Afiyet olsun!

Wednesday, June 11, 2008

FALAFEL


Falafel, Arap mutfağından denediğim ilk tariftir diyebilirim.O günden beridir de severek tüketiyoruz. Besin içeriği açısından başlıbaşına bir yemek olabilmesine rağmen meze olarak da sofralarınızda bir fark yaratabilirsiniz.

İnternete şöyle bir bakarsanız farklı tarifler olduğunu görürsünüz. Ben elimde birikmiş oldukça fazla kuru bakla olduğundan bunları da kullanmak için şu sıralar Hanife´nin tarifini kullanıyorum. Siz isterseniz sadece nohut kullanabilirsiniz.Dikkati çeken ayrı bir husus da nohut ve baklaların haşlanmadan sadece ıslatılarak kullanılması. Mutfak robotunda ezerken biraz uzun süre tutulursa pürüzsüz bir hamur elde ediliyor.

2 su bardagi kuru bakla (24 saat oncesinden islatilmis olmali)

- 1 su bardagi nohut (24 saat oncesinden islatimis olmali)

- 1/2 demet maydonoz-

2 dis sarimsak

- 2 sogan

- 5 corba kasigi un

- 1/2 tatli kasigi kimyon ve tarcin

- 1 tatli kasigi kisnis(ben taze bulamadığım için kişniş tohumlarını döverek kullandım)

- 1 corba kasigi tuz

- 1/2 poset kabartma tozu

- 2 tatli kasigi karbonat(ıslatma suyu için)

- Bakla ve nohutlari bir gun oncesinden ayri kaplarda, karbonat ekleyerek suda bekletin. Ertesi gun iyice yikayarak, mikserden gecirin. Diger malzemeyi ekleyin ve robottan gecirmeye devam edin. Elde edeceginiz koyu kivamli hamuru üstünü örterek buzdolabinda bekletin. Hamur fazla yumusaksa biraz daha un ekleyebilirsiniz. Kofteleri kizgin az yagda kizartin.

Thursday, May 22, 2008

HANGİSİNİ İÇMELİ? AÇIK SÜT MÜ, KUTU SÜTÜ MÜ ŞİŞE SÜTÜ MÜ?

Sütün çocuklar ve bizler için ne kadar faydalı olduğu bir besin kaynağı olduğundan burada bahsetmeyeceğim. Bunu herhalde bilmeyen yoktur. Bu konuda benim kafamı uzun zamandır kurcalayan nokta hangi sütün gerçekten daha sağlıklı olduğuydu.Yapılan reklamlarla sürekli açık sütler karalanıp UHT kutu sütlerinin kullanımı teşvikedildiğinden yıllardır ben de kendim ve çocuklarım için hep bunları kullandım. Daha sonra internette tesadüfen okuduğum bazı yazılar bize reklamlar yoluyla öğretilmeye çalışılan bu "kutu şütü" doğrusundan şüphelenmeme neden oldu. Bugün internette okuduğum Cerrahpaşa Üniv. den Prof.Dr. Ahmet Rasim Küçükusta´nın yazısı şüphelerimde ne kadar haklı olduğumun ispatı oldu. Ben de bu bilgileri sizinle paylaşmak istedim. Artık kararı kendiniz verin.
Kutu sütü diye tabir edilen sütler UHT yöntemiyle yüksek ısılara maruz bırakılarak, meselâ 135-150 derecede 2-4 saniye tutularak içlerindeki tüm mikroplar öldürülüyor. Bu sütler kutuları açılmadığı taktirde 4 ay bozulmadan kalabiliyorlar. Ağzı kapalı günlük şişe sütleri ise pastörizasyon yöntemiyle 72 derecede 15 saniye tutularak mikroptan arındırılıyor.
Sütün içilmeden ve değişik şekillerde kullanılmadan önce yüksek ısılara tabi tutulmasının sebebi, içinde bulunabilecek zararlı mikropların öldürülmesi yani bir anlamda kesilmesinin önlenmesi; zaten bizim için en önemli nokta da burası.Sütte hastalık yapabilen mikroplar bulunabildiği gibi, probiyotikler de denen vücut için faydalı ‘dost mikroplar’ da bulunuyor. Bunlar, bırakın hastalık yapmayı, tam aksine sağlıklı yaşayabilmemiz için mutlaka gerekli olan mikroplar. Bağırsaklarımızdaki mikropların yüzde 85’ inin bu dost mikroplardan oluştuğunu ve bunların hastalık yapıcı olanlarının üremelerini önlediklerini de belirtelim ki, mesele daha iyi anlaşılsın.İşte, bu ısıtma işlemi sırasında da zararlı mikroplarla beraber ‘sütü süt yapan’, onu asıl faydalı kılan probiyotikler ve bunların ürettikleri enzimler ve vitaminler de istenmeden tahrip oluyor. Isıtma yöntemleri içinde sağlığımız açısından en iyisi bizim çocukken yaptığımız ‘süt pişirme’ işlemi, yani sütün bir taşım kaynatılması. Pastörizasyon ve özellikle de UHT denilen yöntem ise ‘iyi-kötü-çirkin tüm mikropları’ öldürdüğü için sütü süt olmaktan çıkarıyor. Çünkü, süt içinde bulunan probiyotikler sebebiyle çok faydalı bir içecek, onları yok ettiniz mi inek sütünün sinek sütünden bir farkı kalmıyor.
Bunları anlattıktan sonra Prof.Dr.Ahmet Rasim Küçükusta sonucu şöyle bağlıyor:
Gelelim neticeye: varsa ve güveniyorsanız daima açık sütü tercih edin, yoksa şişe sütü, o da yoksa kutu sütü alın.
Yazının orjinaline ulaşmak isterseniz:
http://blog.mynet.com/ahmetrasimk1/yazi/acik_sut_mu_sise_sutu_mu_kutu_sutu_mu__icmeli/127754#more-127754

Tuesday, May 6, 2008

kakaolu muffin


Bu harika muffinler de yine tariflerini sıklıkla denediğim sevgili Burçin´den.İçi ıslak harika muffinler oldular.Gerçekten çok beğendim.Aşağıdaki linkten tarife ulaşabilirsiniz:

Sunday, April 20, 2008

YENİ NESİL AŞÇILAR-1

Bu etkinlik için yapmayı planladığım tarifi bir kitapta okumuştum ama nerde olduğunu tam hatırlamıyorum.Uzun zamandır aklımdaydı ve bu etkinlik için yapmak istedim.Yemeğimiz Çin usulü sebze sote. Bunun için gerekli en önemli malzeme bir wok tava.Sebzeler sırayla (mantar, soğan, brokoli) kızgın ateşte hızlı hızlı tavayı sallayarak karıştırılıyor ve pişirliyor. En son baharatlar ve soya sosu ekleniyor.
malzemeler:
doğranmış brokoli
doğranmış mantar
doğranmış soğan
tuz
kimyon
zencefil
zerdeçal
soya sosu

Bizim damak tadımıza pek uymadı. Sanırım ben pişmiş brokoli tadını pek sevmiyorum. Fakat et yemeklerinin falan yanında sunumunun oldukça hoş olacağını düşünüyorum.

Friday, April 11, 2008

BİSCOTTİ




Evet bu da benim ilk biscotti denemem.Sevgili Burçin sayesinde keşfettim ve çok çok beğendim.En güzeli de normal kurabiyelerden oldukça az katı yağ oranına sahip olması.Bu ilk denemem nescafeli ve fındıklı olan.Sonra da Burçin´in tüm tariflerini yazdırıp aldım. Tek tek deneyeceğim.Sizleri ayrıca tarifi yazmadan Burçin´in sayfasına yönlendiriyorum, bugün biraz tembel günümdeyim de...


http://www.burcinindenemeleri.com/search/label/Biscotti

Monday, March 31, 2008

DONUT

P3290444.JPG

P3290427.JPG

Annem bir süredir donut yapma çalışmaları içerisinde idi.En son geçen hafta televizyonda Oktay Usta`dan bir tarif almış. Hafta sonu bizlere yaptı ve afiyetle yedik. Gerçekten çok başarılı bir tarif.Artık fast foodlardan ne olduğu belirsiz yağlarda kızarmış donutlar almak yok! Kendimiz evde yapacağız. Yabancı bloglarda light donut tarifleri okumuştum. İleri ki tarihlerde onları da deneyip sizinle paylaşacağım. Tarifimiz ise şöyle:

malzemeler:

3 su bardağı un
1/2 paket yaş maya
2 yumurta
1/2 çay bardağı süt
1/2 çay bardağı sıvı yağ
1 çay bardağı ılık su
3 çorba kaşığı şeker
1 çimdik tuz

kızartmak için sıvı yağ

Üzeri için:

tarçın ve pudra şekeri karışımı

çikolata sos için:

1 su bardağı su
2 yemek kaşığı kakao
1 çay bardağı şeker
1 tatlı kaşığı nişasta(silme)
1 çaykaşığı svıyağ (parlaklık vermesi için)


Yapılışı:Hamur yoğurulacak kaba un alınır.Ortası havuz gibi açılır.Ilık su eklenir ve suda yaş maya eritilip kabaca una bulanır. Sonra diğer malzemeler eklenip hamur yoğurulur.Hamurdan yuvarlak bezeler yapılır.Bolca unlanmış bir tepsiye dizilir.Bolca unlamak çok önemli çünkü mayalanınca yapışma olur.Bezelerin üstü elle biraz bastırılarak yaygınlaştırılır.Bezeler iki katına çıkana dek mayalanmaya bırakılır.Mayalanma bitince her bezenin ortasına bir şişe kapağı gibi küçük keskin yuvarlak bir cisimle bastırılarak delik yapılır.Böylece donut şeklini oluşturmuş oluruz. Donutlar fazla kızgın olmayan yağda kızartılır. Havlu peçetenin üzerine alınıp bir iki dakika beklenir.Daha sonra tarçınlı pudra şekerli karışıma bulanır veya önceden tüm malzemeleri karıştırıp pişirdiğimiz çikolata sos üzerine dökülür.Biz yarısını tarçınlı yarısını çikolata soslu yaptık. İkisi de çok güzel oldu.Ortasından çıkan küçük yuvarlakları da pişirip sosladık. Afiyet olsun!

Monday, March 24, 2008

GRANOLA

Yaz mevsiminin yaklaşmasıyla bir diyet furyası başladı.Ben de internette sağlıklı atıştırmalıklar araştırmalarım sonucu granola yapmaya karar verdim.Gerçi granolalar pek de light ürünler sayılmazlar, kalorisi epey vardır. Ama az miktarda tüketilirse içeriği dolayısıyla oldukça sağlıklı olduğundan atıştırmak için uygun olabilir.

P3220418

İçeriğindeki temel malzeme yulaf. Bildiğimiz Eti veya Doğadan gibi markaların müsli için sattıkları yulaf ezmelerinin sade olanlarını kullanıyorum. 3 su bardağı yulaf ezmesi küçük bir tepsi granola için yeterli oluyor. İçine ne istiyorsanız veya evde o an ne varsa koyabilirsiniz. Ben
-1 bardak iri kıyılmış fındık (ceviz, badem, yer fıstığı da olabilirdi)
-1 yemek kaşığı keten tohumu
-1 yemek kaşığı susam
-1/2 bardak ayçekirdeği içi (kabak çekirdeği de olabilir veya hiç koyulmayadabilir.)
-5 yemek kaşığı pekmez (pekmez miktarını biraz azaltıp kuru üzüm, kayısı,incir eklenebilirdi.)
-2 bardak elma rendesi (armut, şeftali vb. meyveler de kullanılabilirdi.)
-2 yemek kaşığı sıvı yağ
kullandım.
Hepsi karıştırılıp yağlı kağıt serili tepsiye yayılır.Arada bir bakılıp kontrol edilir. 150 C de pişirilir. Soğumadan dilimlenir veya parçalanır.(Her zaman düzgün dilimlere ulaşmak mümkün olmayabilir.)



P3230420

çikolata soslu elmalı pasta

Nefis lezzetli bir pasta. Elma, portakal kabuğu ve çikolatanın karışımıyla harika bir aroma ve tat oluştu.
P2200352

malzemeler:
ince ince dilimlenmiş elma(2-3 adet)
2 yumurta
1 bardak şeker
1/2 bardak süt
1/2 bardak sıvıyağ
un
kabartma tozu
portakal kabuğu rendesi
damla çikolata
sos:
1 su bardağı su
2 çorba kaşığı kakao
1 çaybardağı şeker
1 tatlı kaşığı un

P2210371

Yapılışı:
Yumurta ve şeker çırpılır. Elmalar hariç diğer tüm malzemeler eklenerek kek hamuru hazırlanır.
Kek kalıbına veya tepsiye yağlı kağıt serilir.(elmaların yapışmaması için yağlı kağıt serilmesi önemli) Üzerine elma dilimleri sıkı sıkı yerleştirilir.Kek hamuru üzerine dökülüp pişirilir.Fırından çıkınca soğutulup ters çevirilir.Bu arada sos malzemeleri karıştırılarak pişirilir. Sos ılık iken soğumuş kekin üzerine dökülüp afiyetle yenir.

tahinli kurabiye

P2230375.JPG

Her ne kadar kurabiye yemeği gerek çocuklar gerekse ben çok seviyor olsak da kurabiyelerde kullanılan katı yağ miktarı beni kurabiye yapmaktan hep alıkoyar. Bu nedenle sürekli katı yağsız kurabiye tarifleri araştırması içindeyimdedir.
Tahinli kurabiyeleri de birçok blogcu arkadaşımda okumuşluğum var.Bazıları da gerçekten katı yağsız yapmışlar ve güzel olduğunu yazmışlar.Eh, artık ben de durur muyum.Hemen bir deneme yaptım. Sonuç harikaydı. Aynen pastanelerde satılan un kurabiyelerinin tahinlileri gibi oldu.Yapılış ise şöyle:
malzemeler:
1 yumurta
1 su bardağı tahin
1/2 su bardağı sıvı yağ
1 su bardağı pudra şekeri
alabildiğine un
süslemek için:
tarçın (pudra şekeri de olabilir)
**not: kabartma tozu, karbonat yok.
Bütün malzemeleri yoğuruyoruz. Unu azar azar ekliyoruz.Sakın yanılmayın klasik bir kurabiye hamuru olmuyor.Hatta, Allahım bu ne böyle bu nasıl olacak falan diyebilirsiniz içinizden, ama endişelenmeyin.Hamur toplanmıyor, elinizle sıkıştırarak şekil verip tepsiye dizin ve pişirin. Soğuyunca tarçınla süsleyin.Afiyet olsun.

Thursday, February 28, 2008

BRÜKSEL LAHANASI



Royalty free stock photography for websites, PowerPoint, newletters, forums, blogs, schools and homework - FreeDigitalPhotos.net

Yukarıdaki adreste bulduğum bu resmi sizinle paylaşmak istedim.Brüksel lahanaları böyle yetişiyormuş. Ne kadar güzel değil mi?

Tuesday, February 19, 2008

kağıtta çipura



Geçen hafta sonu değişik bir çipura pişirme yöntemi denedim ve çok lezzetli bir sonuç elde ettim.O yüzden de burada sizinle paylaşmak istedim.Birkaç ay önce aldığım yıldız anasonları da henüz hiçbir tarifte kullanmamıştım.Sevgili Hatice´nin blogunda tavukta kullandığını okumuştum.Ben de balıkla nasıl olacak bir bakalaım dedim.Maydonoz, limon ve yıldız anason balığa gerçekten hoş bir aroma verdi.
Çipuralar güzelce yıkanıp kurulandıktan sonra hafifçe tuzlanır.Temizlenen karnına maydonoz, bir dilim limon ve bir adet yıldız anason koyulur.Üzerine de bir adet limon dilimi ve onun da üzerine bir adet yıldız anason koyularak yağlı kağıda tek tek sarılıp fırın tepsisinde fırına verilir. 200C de pişirilir.Afiyet olsun.


muzlu kek

Geçenlerde buzdolabını açtığımda iki tane karamış muz gördüm ve nerdeyse bir çok blogcu arkadaşımız tarafından yapılmış muzlu kekten bir de ben deneyeyim dedim.Pişince içinde konulan aromatikler sayesinde çok hoş bir kokusu vardı. Özellikle muskatı bu tip keklerde bundan sonra hep kullanmaya karar verdim.Muskatın kullanımını Sevgili Nükhet´in tarifinde okumuştum, bu tadı keşfetmemizi sağladığın için teşekkürler, Nükhet.Fakat kekin içinde muz olduğu hiç anlaşılmıyordu; ne bir aroma ne de bir tat... Bence bu keke en çok yakışan meyve elma. Ama tabii ki bu tarif de kararan muzlar için de iyi bir değerlendirme yöntemi. Nükhet´in tarifine buradan ulaşabilirsiniz.Küçük bir not: Ben bu tarifte katı yağ yerine sıvı yağ kullandım.
Afiyet olsun!

iki renkli patates salatası


Bu patates salatasını yapma fikri yine oğluma birşeyler yedirebilmek amacıyla doğdu.Kendisinin en sevdiği renk olan mor renkte birşeyler hazırlarsam ilginç bulacağını ve hemen yiyeceğini düşündüm.Fakat hayal kırıklığına uğradım.Çok güzel bir salata olmuştu ama yemedi.Napalım, dedim afiyetle biz yedik!
malzemeler:
4-5 adet haşlanmış patates
2-3 adet mor havuç
2-3 adet turuncu havuç
2 yaprak mor lahana
tuz
zeytinyağı
karabiber

yapılışı:
Haşlanmış sıcak patatesler soyulup hemen çatalla ezilir.Mor havuçlar ve mor lahana robotta çekilir.Zeytinyağında birkaç dakika çevrilir.Bir kenara alınır.Turuncu havuçlar da robotta çekilip zeytinyağında öldürülür.Haşalnmış patatesin yarısına mor renkli karışım diğer yarısına da turuncu havuçlu karışım eklenip yoğurulur.Tuz ve karabiber eklenir.Borcam kalıba önce bir renkte olan yayılır, el ile düzlenir.Sonra diğer renkte olan karışım yayılır. Üzerine maydonoz ile süslenebilir.Ama ben üstüne süzme yoğurtla sarmısaklı yoğurt sürmenizi şiddetle tavsiye ederim.

avokadolu yumurta salatası

Avokado şimdiye kadar hiç kullanmadığım bir meyveydi.İlk defa guacomole sosta denedim. Fena değilmiş, demiştim. Ama bu hafta sonu denediğim bu tarif benim için bir mucize yarattı. Ağzına yumurta koymayan oğluma yumurta yedirdi!!!. Eltim bu tariften övgüyle bahsetmiş ve bana denemem için ısrar etmişti.Keşke daha önce deneseymişim. Gerçekten çok lezzetli oldu.Kahvaltıda veya yemeklerde meze olarak sunulabilecek bir tarif.Gelelim nasıl yaptığımıza... Malzemeler:
1 adet avokado
1 adet mor soğan (küçük boy yeterli olur.)
1-2 haşlanmış yumurta
maydanoz
taze nane (isteğe bağlı)
zeytinyağı
tuz
limon suyu
Yapılışı:
Öncelikle marketten aldığımız sert avokadoları buzdolabına koymadan oda ısısında tercihen bir gazete kağıdına sararak birkaç gün bekletmeliyiz.Ta ki avokado yumuşayıncaya kadar.O zaman yenilecek olgunluğa erişmiş demektir.Ben genelde hafta başı aldığım avokadoları bekletip hafta sonu kullanıyorumİstenilen yumuşaklığa geldiğinde hala kullanmayacaksak buzdolabına kaldırabiliriz.
Avokado ortadan ikiye kesilir.Çekirdeği bıçak yardımıyla çıkarılır.Kaşıkla etli kısım oyulup çukur bir tabağa alınır. Çatalla iyice ezilir. Limon suyu eklenir. Haşlanmış yumurtalar doğranır.Soğanlar incecik kıyılır , maydonoz ve nane doğranır.Yumurtalar, doğranmış soğanın üçte ikisi, tuz , zeytinyağı avokado püresine eklenir. En üstüne süsülemek için bir miktar soğan, maydonoz ve nane serpiştirilir. Afiyet olsun.

Sunday, February 17, 2008

kar yağıyor

Nihayet beklenen kar geldi. Hem de nasıl...




Tuesday, February 12, 2008

KAHVE KREMALI PASTA

Kahveli pastalar hep favorilerim arasında olmuştur.Bu tarifi aylar önce creampuffsinvenice de gördüğümde hemen çıktısını almıştım, tariflerim arasında bekliyordu.Ben tarifi aynen uygulamadım.Tarifte miktarlar çok fazlaydı. Creampuffsinvenice´in tarifi doğrultusunda kendim kendi ölçülerimle bir tarif oluşturdum.Sonuçtan oldukça memnun kaldım.Harika kabaran bir kek ve kreması da çok güzel, kahveli bir tattı. İşte benim uyguladığım tarif:

kek için:

3 büyük yumurta

1 bardak süt (içine 5-6 damla limon suyu eklenip 15 dakika bekledikten sonra kullanılacak)

1 bardak sıvıyağ

1 bardak nescafe(yeni hazırlanmış ve sıcak olacak)

1/2 bardak kakao

1 çay kaşığı tuz

1+ 1/2 bardak şeker

3-4 bardak un
1 tatlı kaşığı kabartma tozu
1 tatalı kaşığı karbonat

kreması için:
90 gr tuzsuz tereyağı
1 bardak şeker
1 yumurta sarısı
2 yemek kaşığı (tepeleme) un
2 yemek kaşığı nescafe
2 bardak süt

not: bardak= su bardağı

YAPILIŞI:

Keki yapmak için un,kabartma tozu, karbonat, kakao, tuz ve şeker bir kapta karıştırılır.İçine süt ve sıvıyağ sırasıyla eklenip mikserle çırpılır. Yumurtalar birer birer eklenip çırpılır.En son sıcak nescafe de eklenip karıştırılır.Fazla katı olmayan bir kek hamuru elde edilecektir.Yine de hamurunuz pişmesinden şüphe duyacağınız kadar sıvı olursa biraz daha un ekleyin.26-28cm lik yuvarlak kek kalıbında 170C de pişirilir.Kürdanla iyice pişip pişmediği kontrol edildikten sonra fırından çıkarılır.

Bu arada krema hazırlanır.Yumurta sarısı,nescafe,un bir kapta karıştırılır ve sütle beraber pişirilir.Oldukça koyu kıvamlı bir muhallebi elde edilir.Ara sıra karıştırıp üstünün kaymak tutması önlenerek soğuması sağlanır.Tereyağı ve şeker mikserle iyice çırpılır.Soğumuş nescafeli karışım da eklenip bir miktar daha çırpılır.

Kek pişince soğuması beklenir.İkiye kesilip arasına ve üstüne krema sürülür.Afiyet olsun!

Monday, January 28, 2008

LİMONLU CHEESECAKE




Geçen hafta sonu yaptığım cheesecake .Yine krema yerine tatlı süzme yoğurt kullandım. Tarif eski cheesecake in aynısı sadece meyve olarak limon suyu ve kabuğu kullandım.

SİPARİŞLERİM GELDİ!!!



Eminim özellikle İstanbul dışında yaşayan birçok arkadaş benim gibi bloglar arasında gezip tarifleri okurken "tarif güzel ama bu malzemeleri nerede bulacağım " diye kaç kere hayıflanmıştır. Ama artık internet üzerinden sipariş verilip çok kısa sürede teslimat yapan bir site var: gurmenet . Bu siteyi keşfedeli epey olmuştu fakat internet üzerinden siparişlere pek sıcak bakmadığımdan bir süre bekledim ama en sonunda dayanamayıp ufak bir sipariş verdim.Siparişim 2 gün içinde hemen geldi, çocuklar gibi mutlu oldum.Şimdi sıra bunları kullanacağım güzel tarifler yapmada.Yıldız anason, toz wasabi, toz badem, tartuf mantarlı risotto, celal usta pudra şekeri, vanilya çubuk......


MEYVELİ İRMİK TATLISI


Hafta sonu arkadaşıma gelecek misafirleri için yaptım bu tatlıyı.Hem pratik hem de hafif.
Ama bu kez yaparken bazı aksaklıklar oldu.Büyük bir borcamda yaptığım için üstüne bir paket jölenin yetmeyeceğini düşündüm ve evde portakallı ve muzlu jöle vardı ikisini karıştırıp döktüm.Ama gördüğünüz gibi ikisi karışınca birbirini çöktürdü sanki ve jölenin o parlak görünüşünü elde edemedim.Hem de sabaha kadar buzdolabında beklettiğimde dahi tam sertleşmemişti.Siz siz olun sakın iki farklı jöleyi karıştırmayın. Ama tadı ve aroması çok güzel oldu.

malzemeler:
1 lt süt
11 yemek kaşığı irmik
10 yemek kaşığı şeker (arzuya göre ayarlanabilir.)
vanilya
1 kaşık margarin (eklenmesi şart değil)
süsleme:
ince dilimlenmiş meyveler
1 paket jöle
Yapılışı:
Süt ve irmik bir tencereye alınıp pişirilir içine şeker,vanilya ve margarin eklenip eklediklerimiz eriyip karışıncaya kadar pişirmeye devam edilir. Ocağın altı kapatılıp ıslatılmış borcama tatlı dökülür.İyice soğuması beklenir. Meyve dilimleri üzerine dizilir.Paketin üzerindeki tarife göre hazırlanan jöle üzerine dökülüp soğutulur.Buzdolabına kaldırılır.2-3 saat tercihen bir gece buzdolabında jölenin sertleşmesi beklenir.

kolay tiramisu


Bu gerçekten de acil bir misafiriniz geldiğinde yapabileceğiniz harika bir pasta.Bunun için evinizde sürekli en az bir paket kedi dili bulundurmanızı tavsiye ederim.

malzemeler:
1 paket kedi dili
1 su bardağı ılık su içinde eritilmiş 2 yemek kaşığı neskafe
1 paket krem şanti
1 paket labne peyniri
toz kakao

yapılışı:
Neskafeli suyu yayvan bir kaba alın. Kedi dillerini hızla bu karışıma batırıp çıkarın ve tepsinize dizin. Birinci sıra bitince önceden krem şantisini çırptığınız ve labne peynirini eklediğiniz kremayı arasına sürün. Aynı şekilde üstüne bir sıra daha kedi dili yerleştirip kremadan sürün.Üstüne toz kakao serpip süsleyin. 1 saat kadar buzdolabında dinlendirin.

Sunday, January 20, 2008

CESUR FIRINCILAR-3 cevizli kömeç
















Bu tarifi ve yapılışını aşağıdaki postlarda yayınladığım için tekrar yayınlamıyorum.Tarifte anlaşılmayan tekbir cümle vardı : Hamurun ortasını delerek içten dışa doğru kıvırın ve bir yerden kesin.Gerçekten hamurları üst üste koyduktan sonra ortasını parmağımla delip deliği iyice genişlettim ve ikiye katladım.sonra halkayı bir yerden kesip uzun bir hmur elde ettim
Bu tarifi gerçekten çok beğendim.Sonuç mükemmel oldu. yumuşak dokusu olan tel tel ayrılan bir hamur oldu. ceviz haricinde haşhaşlı ve tahinli olarak ileriki günlerde farklı tariflerde aynı hamur tarifini kullanmayı düşünüyorum.

Bu etkinliğe katılan sevgili dreamer yapılış aşamalarını çok güzel fotoğraflamış.Kendisine bir uğrayın derim.Benim fotoğraflarımı yarın yayınlayabileceğim üzülerek yazmak zorundayım.(zaten pek güzel çıkmadılar:))

Thursday, December 6, 2007

ilk CUPCAKE denemem




Bunlar ilk cupcake denemem, yine oğlumun doğum günü için yapmıştım.Kreması için vanilyalı krem ole ve krem şantiyi karıştırdım, gıda boyaları ile hafif bir renk verdim. Jelibonlar ve de minik gümüş renkli pasta süsleri ile süsledim.Bu pasta süslerini Sürüm Şekercisinden aldım, makarnadan yapıyormuşlar.Kek içinse klasik bir tarif denedim:
1 bardak kefir
1/2 bardak sıvıyağ
2 yumurta
2 yemek kaşığı haşhaş
1 bardak şeker
kabartma tozu
limon kabuğu rendesi
un

yumurtaları şekerle çırptıktan sonra sıvı malzemeleri ekleyip yavaşaça karıştırıyoruz. En son un, limon kabuğu, kabartma tozu ve haşhaşları ekleyip muffın kalıplarına yerleştirdiğimiz pasta kağıtlarının 4 te 3 ü dolacak şekilde kek hamurunu dolduruyoruz. 170C de pişiriyoruz.

BONİBONLU KURABİYELER


Cafe fernando blogunda M&M kurabiyelerinin tarifini okuduğumdan beri çocukların buna benzer rengarenk kurabiyeleri çok seveceğini düşünüyordum.Oğlumun doğum günü için bunlardan yapmaya karar istiyordum ama kurabiye tarifi olarak cafe fernandonunkini kullanmadım.Nestle kakaolarının arkasında okumuştum bu tarifi. O günden beri de severek yapıyorum ve herkes de bayılarak yiyor.

malzemeler:

250g margarin veya tereyağı (oda ısısısnda)

1 su bardağı pudra şekeri

2 yemek kaşığı kakao

1 paket kabartma tozu

1/2 bardak iyice ezilmiş ceviz

2 bardak un(sizin büyüklüğünüze göre +1/2 bardak olabilir)

bonibon

Katı yağı mikserle çırpın.pudra şekerini ekleyip çırpmaya devam edin.Diğer malzemeyi ekleyip elimizle yoğuralım.ceviz büyüklüğünde şekil verip tepsiye dizelim.üstlerinden hafifçe bastırıp şekil verelim.170C de pişirelim.Fırından çıkar çıkmaz sıcakken üstlerine bonibonları yavaşça bastırarak yapışmalarını sağlayalım.Afiyet olsun.

Tuesday, December 4, 2007

TARİFİMİZ BELLİ OLDU cesur fırıncılar-3 için tarifler

Evet, bu ayki etkinliğimizde yapacağımız tarif oy çoğunluğuyla CEVİZLİ KÖMEÇ olarak seçildi.Hepinizden katılım bekliyoruz.Tariflerimizi 21 Ocakta blogumuzda yayınlayalım bakalım neler çıkacak ortaya...


Cesur fırıncılar etkinliğimiz için bu ayki tarifi sevgili Dreamer benim seçmemi istedi.Ben de bu etkinlikle uyumlu olacağını düşündüğüm iki tarif yayınlıyorum.Hadi sıra sizde, okuyup oy verin .Hangisini yapacağımıza karar verelim.Üçüncü etkinlik için tarihi biraz ileriye alacağım çünkü araya bayram ve yılbaşı giriyor, eminim hepimiz oldukça yoğun olacağız.Anket için son oy verme: 12 ARALIK. Tariflerimizi ise 21 OCAK ta yayınlayalım.İki tarifte sabah gazetesinin sofra ekinden alınma.işte tarifler:




BALTACI EKMEĞİ


malzemeler:

3 adet pırasa

1 adet soğan

1 kahve fincanı sıvıyağ

100g kıyma

1 çorba kaşığı salça

2 adet biber

kırmızı biber

yarım demet maydonoz

yarım demet dereotu

2 su bardağı mısır unu

1 çorba kaşığı toz şeker

yarım su bardağı süt

1 paket kabartma tozu

1 yumurta sarısı

tuz

karabiber

üzerine:susam

soğanı ve pırasaları çok küçük doğrayıp sıvı yağda kavurun.Kıyma salça kırmızıbiber yeşil biberi ekleyip suyu bitene dek kavurun. Ateşten alıp ince kıyılmış maydanoz dereotu tuz karabiber ekleyin.Diğer kapta mısır ununu kabartma tozu ile karıştırıp ortasını havuz gibi açın.Pişen karışımı koyunçtoz şekeri ekleyin.Süt ve biraz su ilavesi ile karıştırıp hamur haline getirin.Koyu kek kıvamındakş hamuru yağlanmış tepsiye dökün.Elinizle bastırın. Üzerine yumurta sarısı sürüp susam serpin.180 derece fırında pişirin.



CEVİZLİ KÖMEÇ


malzemeler:

1 paket yaş maya

yarım su bardağı ılık su

1 tatlı kaşığı toz şeker

yarım su bardağı süt

1 çay bardağı sıvıyağ

yarım tatlı kaşığı tuz

300g ceviz

aldığı kadar un

üzerine: 1 yumurta sarısı

haşhaş veya susam

ılık suda yaş mayave şekeri koyup karıştırın.kabarana dek bekleyin.Bir kabın içine un yarım çay bardağı sıvıyağ süt tuz ve mayayı alıp yoğurun.sıcak bir yerde yarım saat bekletin.hamur mayalandığında iri ceviz büyüklüğünde paröalar koparın. oklavayla alabildiğine ince açın.üzerine kalan sıvıyağı fırçayla sürüp ceviz serpin.Diğer hamurlara da aynı işlemi uygulayıp üst üste dizin.En istteki hamuru yağlayın.Hamurun ortasını delerek içten dışa doğru kıvırın ve bir yerden kesin.Yağlanmış tepsiye dolayarak yerleştirin.Üzerine yumurta sarısı sürün haşhaş veya susam serpin.Önceden ısıtılmış fırında 100 Cde 15-20 dak. bekletin.170 C de pişirin.

cesur fırıncılar-2 süper bol çikolatalı pasta




Cesur fırıncılar etkinliğimizin ikinci tarifini bu hafta yayınlıyoruz.

Bu pastanın tadı harika oldu, çikolata tadı gerçekten güzeldi. dikdörtgen kalıpta yapmaya karar vermiştim ama çıkartırken nasıl olduğunu anlayamadım parçalandı ve şekil gördüğünüz gibi oldu.kremayı da spatula ile bahsedildiği gibi dairesel hareketlerle şekil vererek süremedim.malzeme içeriğinde de çok fazla katı yağ ve krema olduğundan favorimlerim arasına alacağım bir tarif olduğunu söyleyemem.

işte orjinal tarif:

Süper bol çikolatalı pastanın malzeme listesi;
115 gr çikolata
275 ml süt
200 gr kahverengi şeker
1 adet yumurta sarısı
260 gr un
1 tatlı kaşığı karbonat
1/2 çaykaşığı tuz
140 gr tereyağ
260 gr şeker
3 adet yumurta
vanilya
Üzeri ve katların arası için;
225 gr çikolata
1/4 çaykaşığı tuz
175 ml krema-
Fırını 180 C ye ısıtın.-Bir tencereye sıcak su koyun ve üzerine ısıya dayanıklı bir kabı yerleştirin.-115 gr çikolata,sütün 1/3 ü,kahverengi şeker ve yumurta sarısını ekleyip karıştırarak yoğun bir kıvama ulaşıp sos kalınlaşıncaya kadar pişirin.Sıcak suyun üzerinden kabınız alıp bir kenarda bekletin.-Unu,karbonatı,vanilyayı ve tuzu bir kaba eleyin.-Başka bir kabın içinde tereyağı ve şekeri kremalaşıncaya kadar çırpın.-Yumurtaları sırasıyla ve her seferinde bir tanesini ekleyerek karışıma ekleyin.-Unlu karışımın yarısını sıvı karışıma ekleyin ve düşük devride çırpmaya devam ederken sütün kalanını yavaş yavaş boşaltın.Sonra unun kalan kısmını ekleyin.-Çikolatalı karışımı da ekleyip karıştırın.-Önceden yağ sürüp hazırladığınız 20 cm çapındaki iki yuvarlak kalıba karışımı boşaltın.-35-40 dk pişirin.-Kekleri kalıptan çıkarın ve tamamen soğutun.Üzerini kaplamak için;-Sıcak suyun üzerine oturtulmuş ısıya dayanıklı bir cam kabın içinde 225 gr çikolatayı eritin.-Kabı suyun üzerinden alın.İçine tuzu ve kremayı ekleyip karıştırın.Soğumaya bırakın.-Sürülebilir duruma gelen kremanın 1/3 ünü bir bıçak ile birinci kekin üzerine sürün.-Üzerine ikinci keki kapatın.Kalan kremayı kekin üzerine ve yanlarına bıçak veya spatula ile sürün.Spatula ile dairesel hareketler yaparak üst kremasını süsleyin.

Sunday, November 4, 2007

guacamole sos


Guacamole sos bizim bildiğimiz anlamda bir sos olmaktan öte daha çok salata tadında.Daha önce tarifini verdiğim bir meksika yemeği olan chili nin yanında yeniyor ama bence her türlü et yemeğinin yanında yenilebilir. Chili gibi bunun tarifini de sevgili uzak köşe den aldım.Kendidi avokadoları ezerek yapmış. bense minik minik doğradım.

malzemeler.

1 adet avokado

1 domates

1 salatalık

1 küçük soğan

maydonoz

tuz,limon,zeytinyağı.kimyon

mısır cipsi

Avokadolar ortadan ikiye bölünüyor.Ortadaki çekirdeğine yere paralele olarak bıçağı saplıyoruz ve çevirerek çekirdeği çıkarıyoruz. Kabuğunu soyup veya içini kaşıkla oyup alarak çıkartıyoruz.Minik minik doğrayıp diğer doğranmış malzemelerle kariştirıyoruz.tuz, limon, zeytinyağını ekleyip mısır cipsi ile servis ediyoruz.

CESUR FIRINCILAR- etli pide

Sevgili dreamer ın başlattığı cesur fırıncılar aktivitesinin ilk tarifini dün denedim. Bu etkinlik için daha fazla bilgi almak isterseniz şu linke tıklayabilirsiniz: http://venuslezzeti.blogspot.com/search/label/Cesur%20fırıncılar

Öncelikle size uyguladığımız tarifi yazmak istiyorum daha sonra benim yorumumu ekleyeceğim:
Malzemeler;
Hamuru;
1 kg un
150 gr margarin ve tereyağ
25 gr tuz
40 gr maya
550 gr ılık su
Üstüne sürmek için;
1 adet yumurta
2 kaşık süt
-Maya,tuz ve suyu bir kabın içinde eritiniz.-Üzerine unu ilave ediniz ve yoğurarak yuvarlak bir hamur topu yapınız.-Kalın bir bez kapatıp oda sıcaklığında 30 dk mayalandırınız.-Hamuru 100 gr lık bezelere ayırınız.Üzerine yine bez kapatıp 30 dk daha mayalandırınız.-Her bir bezeyi altına ve üzerine un serperek 2 mm kalınlığında merdaneyle açınız.-İstediğiniz büyüklükte yuvarlak bir kalıpla -tabak ,fincan vb kullanabilirsiniz--Kenarlarında hafif boşluk bırakacak şekilde üzerine iç malzemesini koyup üzerini kapatarak 15 dk kadar mayalandırınız.-İsterseniz uçlarından birleştirerip uzatarak sandal biçimi verebilirsiniz.-15 dakika sonra üzerine yumurtalı karışımı fırça ile sürün.-Çok kızgın fırında 12 dk pişirip çıkarınız.
İç malzemesi;2 yemek kaşığı sıvıyağ4 adet orta boy soğan250 gr kuzu etinden kıyma tuz,karabiber,maydanoz-Yağı ısıtın ve ince doğaranmış soğanları kavurun.-Kıymayı ekleyin ve 10 dk pişirin.-Tuz ve karabiberini ekleyin.-Altını kapattıktan sonra ince doğranmış maydanozu ekleyip karıştırın.

Ek notlar;-Malzemeler ve tarif necip usta Türk mutfak sanatı kitabından alınmıştır.

Bu tarifi uygularken benim dikkatimi çekenler ise şöyle:

Öncelikle tarifte verilen 150g margarin veye tereyağının nereye ekleneceği yazılmadığından ben bu malzemeyi eklemeyi ta ki beze aşamasına gelince farkettiğimden yağı küçük parçalara bölüp açmadan önce bezelerin içine ekledim.

Karşılaştığım ikinci zorluk şekil verirken oldu.Hepsine aynı ve düzgün şekli veremedim bu da tecrübe ile kazanılacak bir şey olsa gerek.

Üçüncü husus ise şöyle.Fırından çıkar çıkmaz böreklerin üzerini temiz bir bez ile örttüm ki kuruyup sertleşmesinler diye. Buna rağmen börekler ısırıldığında biraz zor kopuyordu ama bir poşette beklediğinde ertesi gün oldukça yumuşak olmuşlardı. Ben bu durumu mayalandırma süresindeki fazlalığa bağladım.Sanırım ilk 30 dakika mayalandıktan sonra bezelere ayırıp tekrar mayalandırmaya gerek olmayabilir.bir daha ki sefere bu şekilde deneyeceğim.









Monday, October 1, 2007

fırında sütlaç

Sonunda istediğim kıvamda fırın sütlaç tarifini buldum ve hem sizlerle paylaşmak hem de arşivimde bulunmasını istediğim için buraya ekliyorum.
malzemeler:
1 çay bardağı pirinç
2 su bardağı su
1 lt süt
1 su bardağı şeker
1 yemek kaşığı nişasta
1 yumurta sarısı
damla sakızı
yapılışı:
Öncelikle pirinç suda iyice haşlanıp suyu süzülür.1 lt sütün birmiktarı ile nişasta ezilir geriye kalan tencereye alınır ve kaynatılır.Kaynayınca içine pirinçler atılıp 3-5 dakika pişirilir ve nişasta eklenip bir miktar pişirilip kıvam alması sağlanır.En son şeker ve damla sakızı eklenir.Isıya dayanıklı fırın kaplarına koyulur.Sütlaçtan iki kepçe bir kaba ayrılr hafif ılıyınca yumurta sarısı eklenip karıştırılır ve sütlaç kaplarının üstüne palaştırılır. İçi su dolu bir tepside fırına verilir ve üstü kızarana dek pişirilir.

KURABiYE


Bu da bildiğiniz klasik kurabiye hamuru ile yapılıyor. 250g margarin veya tereyağ , 1 bardak pudra şekeri ile yoğurulmaya başlanır. 1 yumurta sarısı (beyazı dışına) vanilya, kabartma tozu ve alabildiğine un eklenir. Hamurdan 1/3 ü kadarı ayrılıp kakao eklenir. Beyaz hamurdan top kadar alınıp avucumuza yayılır içine minik bir parça kakao koyulur yuvarlanıp kapatılır.(kakaolu kısım içte kalacak) Önce yumurta beyazına sonra hindistan cevizine bulanır.tepsiye dizilir.En son kurabiyelerin ortasına çok derin olmayan çizikler atılır.Böylece piştikçe orada oluşan açıklıktan kakaolu kısım görünür.Fırına verilir 175C de pişirilir.

Sunday, September 30, 2007

KABAKLI KAKAOLU KEK

Bu harika kek yine herkesin bidiği sevgili portakal ağacından.Benim oğlum gibi kakaolu kek seven çocuklar için en ideal bir tarif bence, çünkü içinde zararlı hiçbir şey yok hatta faydalı şeyler var kabak ve ceviz gibi.Çocuklar ise içinde kabak olduğunu kesinlikle anlamıyorlar, dahası kabak keke çok hoş bir yumuşaklık ve ıslaklık veriyor.Tarifi ise kısaca şöyle:
2 su bardağı kabak rendesi (yeşil veya beyaz farketmez)
3 yumurta
1 su bardağı şeker
1/2 su bardağı sıvı yağ
1/2 su bardağı süt
1/2 su bardağı kakao
1/2 su bardağı ceviz
2 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 tutam tuz
Öncelikle yumurta ile şeker iyice çırpılır.Daha sonra tüm malzemeler yavaş yavaş eklenir.en son kabaklar ve un eklenir.Koyu kıvamlı bir kek hamuru olması gerekir, o yüzden gerekirse biraz daha un koyabilirsiniz.170C de pişirilir.Afiyet olsun.

CALLA


Karaman yöresine ait bu yemek kuşbaşı et ve patlıcanla yapılıyor.Hem yapımı kolay hem de oldukça lezzetli.Bunun için öncelikle bir güveç kabına ihtiyacımız var.Diğer malzemeler ise şöyle:

5-6 adet patlıcan

250g kuzu kuşbaşı (arzuya ve kabın büyüklüğüne göre artırılabilir)

6-7 adet yeşil biber

1 baş ayıklanmış sarmısak

1 adet büyük baş soğan

5-6 adet domates

tereyağı veya sıvıyağ (ben zeytinyağı ekledim.)



Patlıcanlar yarım parmak büyüklüğünde doğranır, 20 dakika tuzlu suda bekletilip acı suları alınır. Bu esnada güveç kabının en altına sırayla etler koyulur, sonra halka halka doğranan soğanlar eklenir.Sırada patlıcanlar vardır, patlıcanlar da koyulduktan sonra aralara sarmısaklar serpiştirilir.Doğranan yeşil biberler koyulur.Domatesler doğranır, resimde görüldüğü gibi üstünü tamamen kaplayacak şekilde domatesler üzerine eklenir.Yarım çay bardağı su, tuz ve yağ koyulur. Güveç kabının üstünü hava kaçırmayacak şekilde alimunyum folyo ile kaplayıp güveç kabınızın varsa kapağını da üstüne örtüyoruz.Bunu yöresel olarak fırına verip orada pişirtiyorlar ama ben ocakta altını iyice kısarak yavaş yavaş birkaç saatte pişiryorum.

karnabahar çorbası

Kış sebzelerinin hepsini çok sevsem de karnabaharın yeri bir başka.Bu çorbanın tarifini kendim deneyerek buldum .Karnabahar yerine lahana veya kabak kullanarak da yapılabiliyor.oldukça sağlıklı ,öyle ağır kremalar falan da yok içinde ama tadı onu yakalamış durumda.Yapılışı da oldukça basit.1-2 yemek kaşığı unu yağda kavuruyoruz.2-3 çiçek karnabaharı bu arada minnacık doğruyoruz.Kavrulan una 2-3 bardak su ekliyoruz. doğranmış karnabaharları ekleyip bir adet de havuç rendeliyoruz.İyice yumuşayıp pişmesini sağlıyoruz.Bu süre sonunda ben çok kısa süre blender tutttum çorbaya, sebzeler iyice ezilip özleşsin diye.Sonra da 1-2 bardak süt ekliyoruz. 5-10 dakika da böyle pişiyor. Tuz ve tercihe bağlı karabiber ekleyip afiyetle yiyoruz.

meyve salatası

Yemeğin üzerine eşimin yaptığı meyve salatasını afiyetle yedik.

Thursday, September 27, 2007

CHILI








Bugün iftarda ne pişirsem ne pişirsem diye gezinirken sevgili uzak köşe'nin bu tarifiyle karşılaştım.Hemen denemeye karar verdim fakat bazı malzemeleri bulamadığım için benzer olanları kullanarak yaptım.Örneğin kırmızı kuru fasulye konservsi yerine normal kuru fasulye konservesi ve özel acı meksika biberleri jalapeno (orjinal tarif için http://www.uzakkose.blogspot.com/ ) yerine normal yeşil biber (ki ben tatlı kullandım , çocukları düşünerek fazla acı olsun istemedim.), chili powder yerine de az acılı kırmızı pul biber kullandım.Büyük bir cesaretle tarifteki kakaoyu bile ekledim ve SONUÇ gerçekten çok güzel ve lezzetli bir yemek oldu.Kendi yaptığım şekilde tarifi şöyle:

malzemeler:

750g tavuk kuşbaşı
4 dilim pastırma
1 büyük baş soğan
1 baş sarmısak
6 adet yeşil biber
5-6 adet küp küp doğranmış domates
1 yemek kaşığı kimyon
1 tatlı kaşığı pekmez
1 yemek kaşığı kakao
1 bardak su
1 kutu konserve kuru fasulye
kırmızı pulbiber
1 tatlı kaşığı tuz
zeytin yağı
yapılışı:

Tavaya sıvıyağı alıyoruz, pastırmaları ekliyoruz.Biraz kavrulunca tavukları ekleyip suyunu çekip hafif kavrulana dek karıştırarak pişiriyoruz.Ardından doğranmış soğan, sarmısak ve yeşil biberleri ekliyoruz kavurarak pişirmeye devam ediyoruz.Birazdan kimyon ,kakao ve kırmızı biberi ekleyip şöyle bir çeviriyoruz.Domatesleri ilave ediyoruz 5-6 dakika pişmeye bırakıyoruz.Domatesler iyice ezilince suyu , pekmezi ve tuzu ekleyip 15 dakika ağzını kapatıp pişiriyoruz.Bu sürenin sonunda kuru fasulyeleri de ekliyoruz ve 15 dakika daha pişirmeye bırakıyoruz.Yemeğimiz hazır afiyet olsun.

Tuesday, September 18, 2007

etkinlik-aperatifler ve mezeler



Pazar kahvaltıları için kolay bir alternatif.Bloglarda buna benzer birşeyler okumuştum ama tam bir tarif de aklımda yoktu.Ben de kendime göre birşeyler yaptım.Sabah fırından aldığım hazır ekmek hamurunu zeytinyağı ile yağlanmış tepsiye elimle ince bir tabaka halinde yaydım.Siz hamuru kendiniz de mayalayabilirsiniz.Diğer bir kapta bolca taze kekik, biber salçası, doğranmış sarmısak ve zeytinyağını karıştırıp hamurun üzerine sürdüm.200C lik fırında pişirdim.Siz bunu değişik malzemelerle de deneyebilirsininiz.

Thursday, September 6, 2007

limonlu kek-light


Bloglardaki arkadaşların tariflerinde özellikle yabancı kaynaklarda keklerde çogunlukla katı yağ kullanılması dikkarimi çekmişti.Ama ben bu kadar katı yağ kullanmayı hiç içime sindiremedim ve aklıma birden bir fikir geldi:tereyağı yerine süzme yoğurt kullansam nasıl olur?Hemen denemeye karar verdim.2 tepeleme yemek kaşığı süzme yoğurdun içine yarım çay bardağı sıvıyağ ekledim.1 su bardağı şeker ve limon kabuğu rendesi ile mikserde çırpmaya başladım.İçine birer birer yumurtaları ekleyip çırpmaya devam ettim.Toplam 3 yumurta ekleyince yarım su bardağı süt ,yarım limon suyu,un ve kabartma tozunu da katıp yavaşça karıştırdım.Yağlanmış kalıba döküp 170C de pişirdim.Fırından çıkınca biraz ılınmasını bekledim ve pişmesi esnasında yarım su bardağı şeker ve yarım su bardağı limon suyunu kaynatarak hazırladığım şerbeti üzerine döktüm.Böylece yağı oldukça az ama lezzetli bir kek yapmış oldum. afiyet olsun.

domates reçeli

Değişik şeyler denemeyi oldum olası severim.Domates reçelini ilk defa Özgülün sofrasında okudum ve neden olmasın dedim.Küçük bir kavanoz edecek kadar denemeye karar verdim.

*5-6 adetdomates

*1 su bardağı şeker (arzuya göre ayarlanabilir)

*1 çay kaşığı zencefil

*3-4 tane karanfil

* yarım limon suyu

Ben reçelde kullanmak üzere Bursa domatesi denilen türü kullandım çünkü bu domateslerin suyu daha az oluyor.Domateslerin saplarına gelen kısmında ufak bir delik açıp sıkarak çekirdeklerinin çıkmasını sağladım. Daha sonra domatesleri doğrayıp biraz pişirdim , yumuşayınca blenderdan geçirdim ve diğer malzemeleri ekledim.Kıvamı koyuluncaya kadar pişirdim.

ilk cheescake denemem

Eveeet, sonunda ben de cheescake yapmayı başardım.Diğer bloglardaki tarifleri okudum, okudum.Sadece peynir ve krema içeren bir tarif yapmak istemedim.Süzme yoğurtlu olanlar bana daha hafif olur gibi geldiği için böyle denedim.Sonuç oldukça iyiydi.
kek tabanı:
2 paket bisküvi
2 yemek kaşığı tereyağı
üstü:
400 g süzme yoğurt
2 paket labne peynir
3 yumurta
1 yemek kaşığı nişasta
1 su bardağı şeker
vanilin
sos:
1 su bardağı çekirdekleri çıkarılmış vişne
1 çorba kaşığı nişasta
1 çay bardağı şeker
Bisküviler robottan geçirilir ve eritilmiş tereyağı ile karıştırılır.Ben fazla katı yağ kullanmayı sevmiyorum 2 kaşık yağ az geldiğini gördüm bisküvilerin ıslanması için birazcık sıvıyağ damlattım. Daha sonra yumurtalar bir kaba kırılır süzme yoğurtla karıştırılmaya başlanır, labne peynir ve diğer malzemeler de eklenip iyice karıştırılır. Bisküvili tabanın üzerine dökülür.Cheescake in esasında su banyosunda pişirilmesi öneriliyor ama ben kelepçeli kalıba döktüğüm için bunu yapmaya cesaret edemedim.Düşük ısıda fırında yavaş yavaş pişirdim.Önce 100c de pişirmeye başladım.daha sonra 150c ye getirip pişirdim.Bu esnada kapağını hiç açmamaya özen gösterdim.Pişme süresi tamamlanınca da pastayı fırından çıkarmadım.Sadece kapağını açıp 1-2 saat iyice soğumasını bekledim.Bu arada sos malzemelerini pişirip ılınmasını sağladım.Fırından çıkan cheescakein üzerine döktüm.Soğuyunca buzdolabına kaldırdım.Ertesi gün afiyetle yedik!Size de buzdolbında en az 1 gece bekletmenizi tavsiye ederim.

Thursday, August 23, 2007

TARHANA




Bugünlerde eve geldiğimde kapıdan girer girmez ekşimsi hoş bir maya kokusu beni karşılıyor.Bu, birkaç gün önce yaptığım ve kuruma aşamasına gelmiş tarhananın kokusu.Her ne kadar evde tarhana çorbası pek sevilmese de ben besleyici değeri ve pratikliği açısından her yaz mutlaka yapmaya çalışıyorum.Özellikle çoçuklar için kıymalı tarhana çorbası tam bir besin kaynağı ve sıklıkla tüketilmesi gerekiyor.İnternette yaptığım araştırmalar sonucu elde ettiğim bilgiler ışığında biraz da tarhananın tarihçesinden bahsetmek istiyorum.Eminim siz de keyifle okuyacaksınız.
Türk mutfağının tanınmış bir yiyeceği olan ve sabah kahvaltıları dahil her öğün yenebilen tarhana çorbasının kökeni Orta Asya Türklerine dayanmaktadır.Türkler, yaşadıkları coğrafyanın iklim şartlarından ve göçebe yaşam stillerinden her türlü yiyeceği kurutarak saklamaya çalışmışlar ve yoğurdun saklanması için de tarhana çorbasını bulmuşlardır. Böylece, belki de dünyada ilk hazır çorbasını keşfetmiş olmuşlardır.Önemli bölümü yoğurttan oluşan tarhana çorbası besleyici olduğu kadar kuru toz şeklinde olduğu için uzun süre de saklanabilir. Yaygın olan bir söylenceye göre tarhana çorbasının öyküsü şöyledir: Vaktiyle bir hükümdar, bir fakir evine misafir olmuş. Kendisine ikram edilen çorbayı çok sevip, ev sahiplerine övgüde bulunarak "bu ne çorbası" diye sorunca, çorbayı hazırlayan kadın "Dar Hane çorbasıdır, kusura bakmayın" şeklinde yanıt vermiş. Bu hoş öykünün gerçekliği ne denli tartışmalı olursa olsun, kimi zaman darhane çorbası tarhana ismi yerine kullanılagelmiştir.
Tarhana, buğday ürünlerinin yoğurt veya ekşi süt katılarak laktik asit fermantasyonuna bırakılması yöntemi ile elde edilir. Türkiye’de hem yapısal anlamda, hem de farklı katkı kullanımı bakımından birçok çeşidi üretiliyor. Buğday ürünleri denince bunların ne olduğunu sıralamak gerekir. Kabuğu sıyrılmış buğday kırması, un ve bayatlamış ekmekten yapılabilen tarhanalar, yörelere göre farklı çeşitlerde hazırlanıyor. Bayat ekmekten yapılan tarhananın ismi ise, Osmanlı’da ‘hünkâr tarhanası’ydı. Bu çeşit, daha sonra halk diline ‘yalancı tarhana’ olarak yerleşmiştir. Aslında yokluk dönemlerinde elde kalan ekmek parçalarını değerlendirmek düşüncesinden yola çıkılarak keşfedilmiş bir yöntemdir bu. ‘Hünkâr tarhanası’ adı da hünkar fodlasından (somunu) kaynaklanır. Beyaz un kullanımı, Batı’dan Osmanlı sarayına gelmiştir; sadece saray erkanı yediği için de hünkâr fodlası adını almıştır. Sıradan bir ürün haline geldikten sonra bile bu isim, uzun dönem halk tarafından kullanılmıştır. Bu nedenle bu ekmekten yapılan tarhananın adı ‘hünkâr tarhanası’ olarak bilinmektedir; yoksa sarayda yapılan tarhanayı ifade etmez. Sarayda yapılan tarhana un tarhanasıdır ve pişirildikten sonra içine lüle kaymak salınır.
Benim sizlere vereceğim tarif bizim ailede uygulanan yöntem.İnanın ki yapması o kadar da zor değil özellikle küçük çocukları olanlara şimdiden yapmaları konusunda ısrar ediyorum.
Malzemeler:
1 kg süzme yoğurt
3-4 adet domates
5-6 adet yeşil biber (çocukları olanlar tatlı kullansınlar lütfen)
3-4 adet kırmızı salçalık biber
yarım demet maydanoz
yarım demet taze nane
3 adet kuru soğan
alabildiği kadar un
tuz
Yoğurt, un ve tuz hariç tüm sebzeler kabaca doğranıp düdüklü tencerede 1 bardak su ilavesiyle 15-20 dakika pişirilir. Soğuyunca içine yoğurt ve tuz eklenip karıştırılır.Un ilavesi yapılarak hamur haline getirilir.Üzerine temiz bir bez örtülüp mayalanmaya bırakın.Sıcak günlerde 6-7 günde mayalanma işi tamamlanacaktır.Önemli bir nokta her gün tarhananıza bir iki yumruk atıp yoğurmanız gerekir bu da mayalanma esnasında oluşan gazların dışarı çıkmasını sağlayacaktır.Tarhananızın ekşi kokusunu hissetiğiniz ve küçücük bir parçasının tadına baktıp da o ekşimsi tadı aldığınızda tarhananız kuruma aşmasına geçmeye hazır demektir.Bundan sonra küçük toplar yaparak gölgede(evde müsait bir odada) temiz bir bezin üstüne sererek tarhanaları kurutmaya başlıyoruz.Çabuk kuruması için arada kontrol ederk yaptığımız topları ikiye üçe bölebiliriz.Burada da tarhananın çok kuruyup sertleşmesine izin vermeden robotta un haline gelene kadar çekioruz.Nemli olbileceğinden topaklanmalar olabilir, tekrar serip birkaç gün daha kurutuyoruz ve en son bir kez daha robottan geçirip saklıyoruz.Tarhananız hazır artık.


TARHANA ÇORBASI

Tarhana çorbasını ise birkaç değişik şekilde yapabilirsiniz.Benim favorilerim kıymalı ve zencefilli olanlar.İkisi içinde yapılacak ilk işlem yaklaşık 2 çorba kaşığı tarhanayı(ben az miktarda yapıp hemen tüketmeyi seviyorum.) pişirme yapmadan en az yarım saat önce bir bardak soğuk suyla ıslatmak.daha sonra tencereye yağı alıyoruz içine bir miktar kıyma koyup kavuruyoruz.Ardından minnacık doğranmış yeşil biber ve sarmısağı ekleyip biraz daha kavuruyoruz ve salçasını ekliyoruz . Üzerine ıslattığımız tarhanayı ve bir miktar daha suyu ekleyip kaynatıyoruz.Tarhana çorbamız hazır oluyor.Zencefilli tarhana çorbası içinse yağ ve salçayı kavurduktan sonra ıslattığımız tarhana ve suyu ekleyip kaynatıyoruz.Pişmeye yakın 1 çay kaşığı toz zencefil ekleyip altını kapatıyoruz.Afiyet Olsun!

Friday, August 17, 2007

ŞEFTALİLİ TART



Bugünlerde bloglarda bol miktarda şeftalili tart tarifine rastlıyoruz.Ben de Hanimiş' in tartla iligili verdiği tarifler ve bilgiler ışığında bir tart yaptım.Hanimişin tarifine buradan ulaşabilirsiniz:


Dikkat edilmesi gereken noktalar 1-tart hamurunun iyice pişirilmesi , ben yanacak diye korktuğum için az pişirmişim.2-dolgu kremasının çok katı olması zira üzerine şeftaliler dizilince kremayı sulandırıyor, krema katı olmazsa kesilip servis yapılırken şekil bozuluyor.3-üzerine jöle sürülürse çok daha iyi olur.Ben daha doğal olsun diye bif fırça yardımıyla kayısı reçeli sürmüştüm.görünüm hoş oldu, parlaklığı iyiydi fakat jöle olsa şeftaliler kremaya daha iyi sabitlenirdi.Misafirleriniz için yapacaksanız tart jölesi kullanabilirsiniz.
tart hamuru tarifi hanimşten aynen uyguladım:
1,5 bardak
60 gr pudra şekeri (1/2 bardak)-
Bir cimdik tuz
125 gr tereyağı (çok soğuk ve küp küp doğranmış olmalı)
1 büyük boy yumurtanın sarısı (buzdolabından yeni çıkmış ve soğuk olmalı)
tüm hamuru hızlıca hemen yoğurup bir tart kalıbı veya kelepçeli kek kalıbına elimizle yayılır.Kenerlar düzeltilir.Aliminyum folyonun parlak kısmı yağlanıp hamurun üzeri kaplanır.Kabarmaması için üzerine kuru fasulyeler koyulur.190C de pişirilir.Fırından çıkarılıp soğumaya bırakılır.Bu esnada dolgu kreması hazırlanır.
Kremada hanimişin tarifinden bazı değişiklikler yaptım:
- 1/2 kg süt
- 3 tane büyük boy yumurtanın sarısı
- 115 gr tozşeker (1/2 bardak)
-1 yemek kaşığı mısır nişastası
-2 yemek kaşığı tepeleme un
- vanilya
yumurta,şeker, nişasta, un karıştırılıp azar azar süt eklenir.iyice koyuluncaya kadar pişirilir.Pişirme esnasında sürekli karıştırılır böylece harika bir kıvam ve dokuya sahip oluyor.Altı kapatılıp soğumaya bırakılır.Soğurken de ara ara karıştırılır.Tart hamurunun iç yüzeyine kremadan ıslanmaması için kayısı marmelatı sürülür(hafifçe). İyice soğuyunca soğumuş tart hamurunun içi kremayla doldurulur.Üzerine kabukları soyulmuş ve dilimlenmiş şeftaliler dizilir.Ben bir silikon fırça yardımıyla şeftalilerin üzerine kayısı marmelatı sürüdüm fakat tart jölesi de sürülebilir. Afiyet Olsun!

Tuesday, July 31, 2007

TATİL ANILARI

Temmuz ayında güneye 5 günlük bir kaçamak yapmıştık.Oradan kalan hatıralar da işte bunlar...


Bir dizi tarifsiz yemekler

İTALYAN MUTFAĞINDAN:
küçük ekmek dilimleri üzerinde domates sosu


pesto soslu mozarella ve domates dilimleri


domates soslu ravioli (içi peynir ve ceviz dolu)



papates püresi ve ıspanak ile tavuk biftek



krokanlı vişne soslu sütlü tatlı




orman meyveli dondurmalı tatlı





OSMANLI MUTFAĞINDAN:



mezeler




semiz otlu ,kurutulmuş domatesli salata




kuzu kaburga dolma

LOKUMLU KURABİYE





Bu kurabiyeleri yapalı yaklaşık 1 ay oldu ama bir türlü yazamamıştım.Bu benim ilk icingli kurabiye denemem olduğu için basit bir süsleme yaptım.
malzemeler:
1 yumurta
150 g tereyağı veya margarin
1 su bardağı pudra şekeri
1 çay bardağı nişasta
kabartma tozu
vanilya
alabildiği kadar un
içi için:
güllü lokum
icing süsleme için:
1 bardak pudra şekeri
2 yemek kaşığı limon suyu
1 yumurta beyazı
gıda boyası
kurabiye hamuru için verilen tüm malzemeler yoğurulur.küçük küçük toplar haline getirilen hamurlar avucunuzun içinde açılıp önceden 4-5 parçaya bölünmüş lokumlar arasına koyulup üzerine katlanır.Tepsiye böylelikle dizildikten sonra 175C de pişirilir.Bu arada süsleme için pudra şekeri,yumurta beyazı ve limon suyu iyice çırpılır.İstenilen renkte gıda boyaları ile renklendirilir.Fırından çıkan kurabiyeler soğuduktan sonra icing ile süslenir. İcing çok çabuk kuruduğu için kurabiyeler soğumaya yüz tutarken hazırlanması uygun olur.Ben hazırladığım icingi yağlı kağıttan yaptığım hunilerin içine doldurarak üzerlerine sıktım.Siz de değişik şekillerde süslemeler yapabilirsiniz.

KREM KARAMEL


Krem karamelin orjinal tarifi hepinizinde bildiği gibi bol yumurtalıdır. Ama ben o çok yumurtalı tadı sevmediğimden annemin yaptığı bu şekilde yapıyorum ve daha çok seviyorum.

karamel sos için:

1 bardak şeker

muhallebi için :

1 lt süt

1 yumurta

2 çorba kaşığı un

1 portakal kabuğu rendesi

1 tatlı kaşığı nişasta

1 bardaktan 1 parmak eksik şeker

vanilya

1 bardak şeker yakılıp krem karameli yapacağımız kaselere azar azar boşaltılır.Diğer bir kapta un,nişasta,yumurta karıştırılır azar azar süt eklenir, muhallebi kıvamında pişirilir.Şeker,portakal kabuğu ve vanilya eklenip karamelli kaplara boşaltılır.Soğuyunca buzdolabına alınır tercihen buzdolabında bir gece bekletilip ters çevirilerek servis edilir.Buzdolabında bekledikçe karamel iyice çözünüyor; sanırım bu püf noktası.Afiyet olsun.

Tuesday, July 17, 2007

Regaip Kandili, Şivlilik ve Fener Alayı










Üç ayların başlangıcı olan Recep ayının ilk perşembesini cumaya bağlayan gece Regaip kandilidir.Regaip kelime olarak elde edilmesi arzu edilen değerler anlamına geliyor.Allah bu mübarek gecede kullarına bol bol rahmet ettiği için bu adı almıştır.Buradan herkesin Regaip kandilinin rahmet dolu geçmesini diliyorum.Regaip kandilinde sanırım sadece Konya'ya ait olan bazı gelenekler vardır. Çocuklar bu kandili Perşembe gününden bir önceki gece yani çarşamba gecesi kutlamaya başlarlar.Akşam olunca sokaklarda küçük çocuklar mumlarını yaktıkları kağıt fenerlerle dolaşırlar ve daha sonra oyunlar oynarlar. Eskiden daha büyük çocuklar lastik yakıp üstlerinden atlarlarmış ama artık bu fazla görülmemektedir.Perşembe günü sabahı ise bayanlar pişi isimli yağda kızartılmış mayalı hamuru yaparlar ve bütün komşularına dağıtırlar. Eskiden yapılan pişiler çok daha değişik ve lezzetliydi.Çocukken yediğim babaannemin yaptığı pişileri unutamam.En önemli fark kızartmada kullanılan yağ idi. Ufak bezeler halinde tutulan pişi şırlanyağı da denilen susam yağında kızartılarak pişirilirdi. Önceden yapılmış yufkalar biraz sulanarak nemlendirilir ve her yufkanın içine bir adet bişi sarılarak, yufka bohça gibi dürülürdü. Pişinin yağı, yufkaları yağlandırırdı.Ayrıca pişinin hamuruna kenevir ve dövülmüş karanfil de koyulurdu. Şu an bazı yöresel yiyecekler satan yerlerde susam yağı bulunabiliyor. Fakat litresi 20 YTL civarında olduğu için sürekli kullanımdan çıkmış durumda.Bulabilenlere bu yağda hamuru kızartmalarını şiddetle tavsiye ederim, lezzet farkını hemen fark edeceklerdir.
Çocuklar ise perşembe sabahı ellerine birer poşet alıp ev ev dolaşırlar."ŞİVLİLİK" diye bağırırlar ve ev sahipleri önceden hazırladıkları şeker, çikolata ,gofret, üzüm, leblebi ve benzeri hediyeleri çocuklara vererek onları sevindirir.Bu adetin Konyada yüzyıllardır da var olduğu söylenmektedir.

Tuesday, July 3, 2007

kuş yuvasında köfte






Bizim evde köfte kurtarıcı bir yemektir hem de çocuklara et yedirmenin en kolay yoludur.Bu tarifi bir dergide okumuştum.Lezzet dergisi olabilir , çok üzgünüm hatırlayamıyorum. Şekil olarak çok hoşuma gitmişti.Ama tarif ve malzemeler aklımda kalmamış ben kendi yorumumla yaptım.
köfte için:
500g kıyma
bayat ekmek içi
1 adet rendelenmiş soğan
kekik
karabiber
tuz
patates püresi için:
3-5 tane haşlanmış patates
1 çay bardağı ince bulgur
1 yumurta
tuz
Önce köfte için tüm malzemeler yoğurulup küçük küçük toplar yapılır ve yağda kızartılır.Patatesler ezilip püre haline getirilir .Diğer malzemeler eklenip 10-15 dakika beklenir zira yumurta patates püresini cıvıklaştırıyor şekil vermek zor olacağından bekleyip bulgur o ıslaklığı almalıve şekil verme kıvamına gelmelidir.Daha sonra patateslerden toplar yapılıp ortası oyulur. Isıya dayanıklı altı yağlanmış bir kaba dizilip 10-15 dakika fırında pişirilir. Daha sonra oyuklara köfteler yerleştirilir. Yağ ve salça kavurulup azıcık su ilavesi ile köftelerin üzerine gezdirilip fırında 5 dakika daha tutulur. Sıcak servis edilir.Fotoğraflar köftelerin salçasız hali ben salçalı yapmanızı şiddetle tavsiye ediyorum.


KEKİKLİ PİDE



Pazar kahvaltıları için kolay bir alternatif.Bloglarda buna benzer birşeyler okumuştum ama tam bir tarif de aklımda yoktu.Ben de kendime göre birşeyler yaptım.Sabah fırından aldığım hazır ekmek hamurunu zeytinyağı ile yağlanmış tepsiye elimle ince bir tabaka halinde yaydım.Siz hamuru kendiniz de mayalayabilirsiniz.Diğer bir kapta bolca taze kekik, biber salçası, doğranmış sarmısak ve zeytinyağını karıştırıp hamurun üzerine sürdüm.200C lik fırında pişirdim.Siz bunu değişik malzemelerle de deneyebilirsiniz.

Sunday, June 24, 2007

bloglardan denediklerim-çikolatalı kek


Portakal ağacı Hatice nin bu tarifini geçenlerde denedim.Hayatımda bu kadar güzel bir keki hiç yapmadım diyebilirim.Yukarıdaki fotoğraf çok acemice oldu kesinlikle kekin güzelliğini yansıtmıyor, sizi kandırmasın.Gerçekten harika oldu.Tadı süper ,kabarması güzel,kıvamı harika.Lütfen DENEYİN!!!
http://www.portakalagaci.com/oburcuk/2006/03/yourtlu_ve_ikol.html

Wednesday, June 20, 2007

yalancı suşi



Bu tarif Oktay Usta'ya ait.Yakalşık 2 ay önce falan sanırım Sabah gazetesi için hazırladığı yemek kitapçıklarının birinde okumuştum.O günden beri aklımdaydı.Pazarda pazıları görünce hemen denemeye karar verdim.



malzemeler:
1 demet pazı
3-5 tane haşlanmış patates
közlenmiş kırmızı biber sosu (siz kendisini de kullanabilirsiniz)
tuz ,karabiber
yoğurt
sarmısak
zeytinyağı
yapılışı:
pazıların yapraklarını kesip alın.Kaynar suya batırıp çıkararak hafifçe haşlayın.Patatesleri soyup ezin, püre haline gelsin.Tuz ,karabiber ve zeytinyağı ile tatlandıralım.Ben Penguenin hazır közlenmiş kırmızı biber sosunu kullandım.Siz közlenmiş kırmızı biberin kendisini veya hazırlamış olduğunuz böyle bir sosu da kullanabilirsiniz.Haşlanmış pazı yapraklarını kesme tahtası üzerine yayıyoruz.Patates püresini pazı yapraklarının her tarafını kaplayacak şekilde yarım santimetre kalınlıkta yayıyoruz.üstüne kırmızı biber sosunu yayıp rulo halinde sarıyoruz.Yaptığımız bu ruloyu 3-5 santimetre kalınlıkta dilimliyoruz. Yoğurt ve sarmısağı karıştırıp bir kase içinde veya tabağın ortasına dökerek suşilerin sosu anlamında servis yapıyoruz.



Friday, June 15, 2007

çilekli tarifler

çilekli kek:

Bu tarifi ilk defa Devletşahın sitesinde okudum, kendisi kuru çilek ile yapmıştı ama siz taze çilekle de deneyebilirsiniz diyordu.Ben de bu tarifte taze çilek kullandım.Tarifi şöyle idi:

1 su bardağı minik doğranmış veya hafifçe robottan geçirilmiş çilek

1/2 su bardağı süt

1/2 su bardağı sıvı yağ

3 yumurta

1 paket çilekli puding

2 -3 su bardağı un

1 su bardağı şeker

1 paket kabartma tozu

Kek bilinen usulde yapılıyor.Önce yumurtalarla şeker çırpılıp diğer malzemeler iyice karıştırılıp pişiriliyor.Yalnız dikkat etmeniz gereken nokta çilekler pişerken de sulandığı için kek hamuru bilinen usulden oldukça koyu kıvamlı olmalı.Un miktarını ona göre ayarlayın170c ye ısıtılmış fırına verilip 15 dakika sonra 150c ye düşürüp içi iyice pişinceye kadar pişirin.



çilekli puding:

750ml süt

1 kase doğranmış çilek

1 tepeleme yemek kaşığı un

1 tepeleme yemek kaşığı nişasta

1 tatlı kaşığı pirinç unu

1 su bardağı şeker

Şeker hariç kuru malzemeleri karıştırın yavaş yavaş sütü ekleyin topaklanmasın.Çilekleri ekleyin ve pişirin .Kaynayınca sütü de ekleyin biraz daha pişirip ocaği kapatın ve kaselere boşaltın.



çilek soslu su muhallebisi:
1 lt. süt
2,5 çay bardağı nişasta
1 bardak şeker
1 paket vanilya
sos:
1 kase doğranmış çilek
1 kaşık nişasta
1 çay bardağı şeker
sos için tüm malzemeler pişirilir.ıslak kek kalıbına dökülüp soğuması beklenir.bu arada süt kaynamaya bırakılır.Nişasta az miktar su ile ezilip süte eklenir . Kaynamaya yakın şeker ilave edilir. koyulaşınca çilekli sosun üzerine dökülür.soğuyunca ters çevirilip servis edilir.

Wednesday, June 6, 2007

ÇİLEK


Baharın müjdecisi olan bu harika meyveyi sevmeyen yoktur herhalde.(alerjisi olanlar sevmeyebilir sanırım)İlk kez 18.yy da Frezier adlı bir Fransız askerin Şili'den dönüşünde tadına doyamadığı bu meyveyi Fransa'ya getirmesi ile dünyaya yayılmış olan çileğin şu an dünyada 600 çeşidi bulunmaktaymış.Ülkemizde ise 6 çeşidi yetişiyor:frenk çileği, sera çileği, arnavutköy çileği, bursa çileği, ereğli osmanlı çileği ve yabani çilek .Bol C vitamini içeriyor ve bir antioksidan deposu olan çileğin bağışıklık sistemini güçlendirip kansere karşı koruyucu özelliği var.Bu çok faydalı meyveyi mevsimi içinde bol bol tüketmeliyiz.Yalnız hepinizin de bildiği gibi buzdolabında çok fazla saklamıyoruz bunun için de çilek satın alırken canlı kırmızı renkli ve lekesiz olanları seçip saplarını koparmadan ve yıkamadan geniş bir kapta buzdolabında saklarsak ömrünü uzatmış oluruz.Son zamanlarda her hafta çilekli tarifler denedim hepsi de çok güzel oldu.Şimdi resimlerini yayınlıyorum, yakında da tarifleri gelecek.

Sunday, June 3, 2007

çilek soslu su muhallebisi






çilekli puding



etli enginar dolması

Enginar bizim buralarda pek bilinen bir sebze değildir. Son yıllarda marketlerde , pazarlarda kolaylıkla bulunabilmesine rağmen benim çocukluk yıllarımda hiç yoktu.Ben de enginarı hayatımda ilk defa bu sene pişirip yedim .Gerçi geçen sene de bir pişirme denemem olmuştu fakat o kadar çok limon suyu ve un koymuşum ki hepsini atmak zorunda kaldım.Ama bu sene bu işi öğrendim.Zeytinyağlısı, etlisi hepsini yapıp afiyetle yedik.A ve C vitaminlerinin yanında kalsiyum, potasyum, demir, manganez, fosfor gibi mineraller ihtiva eden enginarın safrayı uyarıcı (kloretik), idrar söktürücü (diüretik), kolestrol düşürücü (hipokolesterolemik) ve kan yağı seviyesini düşürücü (antilipidemik) etkisi bulunuyor. Özellikle yaprakları çok faydalı.Bu yüzden burada benim yaptığım gibi tüm olarak pişirilen tariflerle tüketilmesini tavsiye ederim.Fakat bu şekilde yemek bazılarına zor gelebilir.
Nasıl pişirdiğimize gelince ....Öncelikle bildiğiniz gibi, sevdiğiniz oranlarda pirinç, kıyma, kuru soğan ,tuz ve karabiber karıştırılarak klasik dolmalık iç hazırlanır.Enginarların sapı , enginar dik olrak oturacak şekilde düzgünce kesilir.Enginar yapraklarının araları açılarak iyice yıkanır. Dolmalık iç yaprak aralarına bolca doldurulur.Tencere dibine salçalı yağ kavrulur.Enginar dizilir biraz su ilavesiyle pişirilir.
Nasıl yiyeceğimize gelince... Öncelikle yapraklar tek tek koparılır , yaprakların dibindeki etli kısımlar ağızda koparılıp yenir.Yapraklar bitince ortadaki tüylü kısım açığa çıkar, bu kısım kaşıkla alttan kaldırılarak kolayca alınıp atılır ; bu tüylü kısım yenmez. Şimdi altaki çanak kısmını afiyetle yiyebirsiniz.

semizotu salatası

Şimdiye kadar semiz otunu hep sarmısaklı tariflerde kullanmıştım.Yogurtlandde bu tarifi okuyunca hemen denemeye karar verdim. Semiz otu ve kuru soğan birbirine oldukça yakışmıştı. Doğranmış domates ve salatalık, yaprakları ve ince dalları ayıklanmış semizotu, kuru soğan ve üzerine tuz, limon suyu, zeytinyağı ve de son olarak sumak.Gerçek bir omega-3 deposu olan semiz otunu özellikle çiğ olarak salata halinde tüketmek oldukça faydalı ve çok değişik salata tarifleri yapmak mümkün.Afiyet olsun.
Orjinal tarif için buraya bakabilirsiniz: http://www.yogurtland.com/turkce/2006/06/20/semizotu-salatasi/


Friday, May 25, 2007

incir reçeli


Geçenlerde Tijen İnaltongun sayfasını okuyordum.Bir zamanlar incir reçeli yaptığından bahsediyordu.İncir reçeline bayılırım, o harika kokusu ve tadı.... Ama incir bizim buralarda yetişmediğinden ham incir de olmaz ve incir reçeli yapmayı da bilmeyiz.Bu yüzden hemen yorumlar kısmına yazıp Tijen Hanım'a incir reçelini nasıl yaptığını sordum.O da sağolsun hemen cevap yazmış.Fakat iş ham incir bulmaktaydı.Şans bu ya babam o sırada Ayvalık'taydı ve 1 hafta içinde dönecekti.kendisinden gelirken bana biraz ham incir getirmesini rica ettim. O da gerçekten gelirken getirmiş.Annem incirleri görünce babama nerden aldığını sordu.:Babam da arka bahçedeki incir ağacından topladığını söyleyince annem bana döndü ve o incir ağacının yabani incir ağacı olduğunu ve ondan reçel olmayacağını boşuna uğraşmamam gerektiğini söyledi.İncirleri aldım elime şöyle bir kokladım hatta bir tanesini parçaladım içine baktım gayet iyi görünüyordu , kokusu da güzeldi.Kafayı takmıştım.İlla ki yapacaktım , şansımı denemeye karar verdim.Nitekim denedim de... SONUÇ: Mükemmeldi.Gerçekten çok güzel oldu.Kokusu, tadı önceden yediğim incir reçellerinin aynısı idi.İncirler reçelde kullanılanlardan biraz büyük olmasına rağmen güzel oldu.Gelelim tarifine:İncirleri alacalı olarak soydum ve üstleri çatalla minik minik deldim. Sonra bir tencereye aldım ve üstlerini suyla doldurdum.Kaynayınca altını kapattım, suyunu süzdüm.Soğuyunca incirleri elimle hafifçe sıkıp içindeki acı suyunu atmasını sağladım.Bu işlemi 3 kez tekrar ettikten sonra 4 bardak şeker ve 4 bardak su ile şerbet hazırladım. İçine de incirleri attım; ocağın altını kısıp incirler içine şerbeti iyice çekene kadar yaklaşık 20 dak. pişirdim.



Friday, May 18, 2007

sirken kavurması








Yine kayınvalidemin bahçesinden topladığı sirkenler...Sirken de çok faydalı bir bitki.
Askaridol bakımından zengin ve kurt düşürücü. İçeriğinden dolayı kan temizleyici ve bağırsak yumuşatıcı ,kabızlığa iyi geliyor .Yaraların çabuk iyileşmesini sağlıyor. Egzema ve göz iltihabına karşı da kullanılmakta. Toprak üstü kısımları ıspanak gibi yeniyor. Ispanağa göre daha az asitli sanırım bu yüzden de bence tadı ıspanaktan daha güzel.
Bunun kavurması ise şöyle yapılıyor: Yıkanan sirkenler önce çok az suyla haşlanıyor .Diyeceksiniz ki haşlanıp pişirilince vitamin kaybı olmuyor mu? Sanırım oluyordur ama bana böyle tarif edildiği için bu şekilde pişirdim, bir daha bu ottan bulduğumda haşlamadan deneyeceğim. haşladıktan sonra hafif soğuyunca doğranıyor. Büyük bir baş kuru soğan yağda kavrulduktan sonra sirkenler atılıp suyunu çekene dek biraz pişiriliyor.Üstüne yumurta kırarak veya yoğurtla tüketebilirsiniz.
Sizin de bu otlarla yaptığınız değişik yemekleriniz varsa lütfen yazın.


ebegümeci sarması










Hafta sonu Karaman'daydık. Baharla beraber kayınvalidemin bahçesi yemyeşil olmuştu. Ordan benim için ebegümeci ve sirken topladı.Ne yazık ki fotoğraf makinemi evde unuttuğum için bahçede bu otları görüntüleyemedim.Esasında bu bitkilerin pişmemiş hallerini bilgi vermesi açısından blogumda sunmayı çok isitiyordum. Ancak eve gelince ve bir gün de buzdolabında bekledikten sonra fotoğrafını çekebildim.Ebegümeci hakkında biraz araştırma yaptım ve İ.Ü. Eczacılık Fakültesi öğretim üyelerinden tüm türkiye çapında farmakognozi alanında bir duayen olan Asuman Baytop Hoca'nın Türkiye 'de Bitkilerle Tedavi isimli kitabından alınma değerli bilgiler elde ettim.Şöyle denmektedir:
Müsilaj (%15-20), glikoz ve pektin
içermektedir. İçerdiği müsilaj nedeniyle koruyucu ve
yumuşatıcı etkiye sahiptir. Solunum ve sindirim sistemi
tahrişleri ve iltihaplanmalarda koruyucu olarak
kullanılmaktadır. Cilt üzerindeki çıban ve yaraların
ağrılarını dindirici etkiye sahiptir. Ayrıca boğaz ağrıları, diş
ve ağız iltihaplanmalarına karşı gargara şeklinde
uygulanmaktadır. Ege Bölgesi’nde çay ve sebze olarak
tüketilmektedir .
Yine Ege Üniversitesinde yapılan bir araştırmada halk arasında demir deposu olarak bilinen ıspanağın 100gr ında 1.6mg demir bulunurken ebegümecinin 100g da 38 mg demir bulunduğu tesbit edilmiş olduğunu da okudum.
Ebegümeci sarmasının yapılışı ise diğer sarmalara benzer şekilde.Kaynayan suya yaprakları batırıp çıkarıyoruz.Bu arada kıyma, pirinç, kuru soğan , sarmısak tuz ve karabiberle içini hazırlayıp sarıyoruz.Tencerenin dibine salçalı yağ hazırlayıp sarılan sarmaları diziyoruz biraz su ilave ediyoruz. En üste küçük bir cam tabak kapatıp pişiriyoruz.






Tuesday, May 1, 2007

kabaklı krep böreği


Kabak benim en sevdiğim sebze . onunla ne yapılırsa yapılsın çok severek yiyorum.Kabak deyip geçmeyelim bugün tarımda 800 çeşidi bulunuyor ve tüm dünyada tatlısıyla tuzlusuyla sofraları süslüyor.
Bu krepli böreği değişik içlerle de yapabilirsiniz.tavuklu, mantarlı, kıymalı...Ama kabaklı denemenizi tavsiye ederim.
malzemeler:
krep için:
1.5 su bardağı süt
4 tepeleme yemek kaşığı un
2 yumurta
tuz
içi:
3 adet rendelenmiş kabak
1 adet rendelenmiş havuç
kuru soğan
dereotu
sıvıyağ
beşamel sos:
1 su bardağı süt
1 kaşık un
2 yemek kaşığı tereyağı
tuz
kaşar peyniri
yapılışı:
öncelikle krepler hazırlanır.krep hamuru sizin de bildiğiniz gibi kepçeyle dökülebilecek koyu boza kıvamında olmalıdır.tarifte verdiğim süt ve un miktarlarında bardak ve kaşık büyüklüklerindeki olası farklılıklardan dolayı bu kıvama ayarlamak üzere ufak eksiltme ve artırmalar yapılabilir. yumurtaları bir kaba alıp çatalla biraz çırpıyoruz. unu ekleyip çırpmaya devam ediyoruz. sonra yavaş yavaş sütü ekliyoruz.tuzunu da atıp yağlanmış ve ısıtılmış teflona kepçeyle döküp pişiriyoruz ve bir kenara alıyoruz. arada bir teflon tavamız çok ısındığında ocaktan kaldırıp havada sallayıp serinletiyoruz.böylece krepler daha güzel pişiyorlar.
şimdi de için hazırlayacağız.zetinyağında soğanları kavuruyoruz. rendelenmiş kabak ve havuçları ekleyip sularını çekene kadar pişiriyoruz. beşamal sos için unu yağda hafifiçe kavuruyoruz. sütünü ekleyip topaklanmasına izin vermeden karıştırıyoruz.
krepleri tek tek önümüze alıyoruz. ortalarına içimizden koyuyoruz.karşılıklı kenerlarını bohça gibi katlayıp katlı kenarlar alta gelecek şekilde tepsiye diziyoruz. hepsi bitince üstlerine beşamel sosu gezdirip kaşar peynir rendeliyoruz.tercihen üst rafı 170C ye ısıtılmış fırında böreklerimizin üstü kızarıncaya kadar pişiriyoruz ve hemen sıcak sıcak servis yapıyoruz.
HER HAKKI BLOGLARARASI KABAK TADI PROJESİNE AİTTİR. BU TARİFLE İLGİLİ HİÇBİR MADDİ TALEBİM OLMAYACAKTIR.

pelinin tavuklu salatası


bu tavuklu salatayı yapmak için internette bayağı bir gezindim. kimler nasıl yapmış baktım.sonrada evdeki malzemelerden uyumlu olabileceğini düşündüklerimle bir salata oluşturdum.sonuç harika oldu, en azından benim zevkime göre. ben nar ekşisi kullandım.
yalnız benim nar ekşimin ekşi-tatlı bir tadı var yani markette satılanlar kadar ekşi değil. o da salataya hoş bir tat kattı.siz soya sosu da kullanabilirsiniz.onun da çok uyumlu olacağını düşünüyorum.
malzemeler:
1 adet tavuk göğsü, haşlanmış ve didiklenmiş.
3-5 yaprak aysberg marul
1 bardak mısır konservesi
3 adet közlenmiş kırmızı biber , soyulup doğranmış( ben yazdan hazırlayıp dondurucudan çıkardıklarımı kullandım)
zeytinyağı
tuz karabiber
nar ekşisi

maş fasulyesi salatası



malzemeler:
1 su bardağı maş fasulyesi
1 su bardağı aşurelik buğday
yeşil soğan
maydanoz
taze nane
2 diş sarmısak
tuz
nar ekşisi
zeytinyağı
maş fasulyesi akşamdan ıslatılır . ertesi sabah haşlanır.
aşurelik buğday akşamdan bir taşım kaynatılıp ağzı kapalı bir tencere sabaha kadar bekletilir. sabah kullanıma hazırdır. siz daha pişmiş seviyorsanız biraz daha pişirebilirsiniz.
yeşillikler doğranır.tüm malzeme karıştırılır.

Friday, April 27, 2007

ilk marzipanlı pasta denemem




17 Nisan kızımın doğum günüydü.ben de Hollanda'dan gelen marzipan ve gıda boyalarımı kullanarakbir pasta yapmak istedim.İlk defa marzipan kulladığımdan biraz zorlandım. pastayı yaptıktan sonra marzipanla kapladım. marzipanı merdaneyle açmak çok zor oluyor. sürekli merdane ve masaya yapışıyor. Ama bunun kolay bir yöntemini EVREN den öğrendim. hamuru buzdolabı poşetinin arasına koyup açıyormuş, böylece de ne masaya ne de merdaneye marzipan değmiyormuş.Bir dahaki sefere ben de böyle yapacağım.ayrıca Evrenin blogunda bir kitaptan örnek verdiği marzipanlı süslemeleri görmenizi tavsiye ederim.(http://anneminmutfakokusu.blogspot.com/2006/09/marzipanla-ilgili-ikinci-yazi.html)

pastayı ise şöyle yaptım:
malzemeler:
1 paket kedi dili
1 paket kakaolu krem şanti
1 paket kakaolu tukaş pasta arası krema
1 su bardağı dondurulmuş vişne
2 çorba kaşığı greyfurt kabuğu reçeli
1 su bardağı ılık su
1 yemek kaşığı nescafe
1 tatlı kaşığı nişasta


öncelikle geçen seneden buzluğa attığım vişneleri buzluktan çıkarttım. hafif eriyince çekirdeklerini çıkartıp nişasta ve çok az (yarım çay bardağı kadar) su ile kaynayıncaya kadar pişirdim. yine kendi yaptığım ve pasta süslemelerinde kullanmak için sakladığım greyfurt kabuğu reçellerini doğradım.ılık suyun içine nescafeyi ekleyip karıştırdım.
kedi dillerini çabucak nescafeli suya batırıp çıkardım. yarısını bu şekilde yapıp yanyana dizdim. üzerine pasta arası kremayı sürdüm.soğuyan vişneli sos ve greyfurt kabuklarını da koyduktan sonra kedi dillerinin diğer yarısını da nescafeli suya batırıp üstüne dizdim. en son krem şanti ile üzerini kapladım. marzipan hamuruna gıda boyaları ile renk vererek açtım ve pastayı kaplayıp süsledim.

Friday, April 13, 2007

fırında patates



bu patatesi et ve tavuk yemeklerinin yanında garnitür olarak denemenizi tavsiye ederim.ben bunu 7-8 yıl önce aldığım BEKO nun dünya yemekleri kitabından öğrendim fakat tarifte kendimce bazı değişiklikler yaptım.size kendi yaptığım şekilde yazacağım.

malzemeler:
3 adet orta boy patates
3 diş sarmısak
1 su bardağı süt
1 tepeleme yemek kaşığı un
karabiber
tuz
yapılışı:
patatesler ince halkalar halinde doğranır. yağlanmış fırın kabına bir sıra dizilir.üzerine tuz ve karabiber serpilir sarmısakların bir kısmı doğranır.süt ve un karıştırılır, kaşıkla patateslerin üzerine bir kısmı dökülür.patatesler bitene kadar bu işleme kat kat devam edilir. en üste kaşar peynir serpilip fırına verilir.(fotoğraftaki benim patatesimde koymayı unutmuşum) süt miktarı patateslerle yaklaşık aynı seviyede olmalıdır. tarifteki miktar az gelirse sonradan biraz daha eklenebilir.

kabak dolması




Kabak benim en sevdiğim sebze.resimde gördüğünüz kabakları eşim karaman a gitmişti , oradan getirmiş.ben kabağın bu çeşidini ilk defa görüyorum .ama görür görmez de bayıldım .başka bir ismi var mı bilmiyorum ama ben tombul kabak diyorum bunlara.
bu güzel şeklini kullanarak dolma yapılabileceğini düşündüm. gerçekten de tadının yanısıra tabakta sunumu da harika oldu.fotoğraf çekme yeteneğim henüz fazla gelişemediği için ancak sizlere böyle fotoğraflıyabildim.
kabak dolmasının tarifi ise şöyle:
malzemeler:
10 adet tombul kabak
250gr kıyma
1 -1.5 çay bardağı pirinç
1 adet kuru soğan
yarım demet dereotu
1 çay kaşığı karabiber
tuz
yapılışı:
kabaklar yıkandıktan sonra sap kısmının altından dolmalara kapak olabilecek kadar bir kısmı kesilir. ayrıca ben görüntü açısından sapını kesmek istemedim fakat tüylü olduğu için çevresinden bıçakla soydum. daha sonra kabakların içi bir bıçak ve çay kaşığı yardımıyla oyulur. soğan ve dereotu doğranır, diğer bahsi geçen malzemelerle iyice karıştırılır . dereotu bence kabak dolması için bir olmazsa olmazdır.kabakların içi bu malzemelerle doldurulup kapakları kapatılır.tencerede yğ ile salça kavrulur. üzerine kabaklar dizilir. bir miktar su ilavesi ile kısık ateşte pişirilir.

Wednesday, April 11, 2007

zeytinyağlı çağla yemeği



çağladan da yemek olurmuymuş demeyin.gerçi bu tarifi ben de ilk defa yogurtland de okuduğumda böyle düşünmüştüm.geçen hafta evde o kadar fazla çağla vardı ki bunları ne yapacağım diye düşünürken bu tarif aklıma geldi ve hemen denedim.aslında yapılışı çok basit. bir adet kuru soğanı birkaç diş sarmısakla beraber kavuruyorsunuz. yıkanıp ortadan ikiye kesilmiş çağlaları ekliyorsunuz.birazcık şeker ve tuz birazcık da su ekleyip yaklaşık yarım saat pişiriyorsunuz. tadına gelince... ekşili şeylerden hoşlananlar için değişik güzel bir yemek olabilir. ama ben ekşi sevmem diyorsanız denemenizi tavsiye etmem. orjinal tarif için http://yogurtland.com adresine bakabilirsiniz. ben bir daha ki sefere içine nohut gibi başka şeyler ekleyip değişik birşekilde pişirmeyi planlıyorum.bu arada fotoğrafta gördüğünüz porselen tabağın benim için anlamı çok büyüktür bana rahmetli anneannemden kalmıştı , kim bilir kaç yıllıktır .hatıra olrak kalsın diye buraya eklemek istedim.
Sevgili Ceylan beni sobelemiş. soruların cevaplarını en kısa zamanda yazacağım.

Friday, March 16, 2007

papaya kurusu


dün eve giderken markete uğradım.organik ürünler satan bölümde neler var neler yok bir bakayım dedim.yukarıda resmini gördüğünüz papaya kurularını görünce hemen sepete attım.eve gelir gelmez paketi açıp tadına baktım. yiyince biraz hayal kırıklığına uğradım çünkü sade papayanın direkt kurutulmuş hali değıldi.şekere falan bulamışlar şekerleme gibi olmuş.gerçi damak tadı olarak yumuşacık , tatlı hoş birşeydi ama galiba ben doğal, takır takır kurutulmuş, meyvenin sadece doğal tadı hisedilebilen birşey beklediğim için hayal kırıklığına uğradım. ama çocuklar için çok iyi bir şeker alternatifi oluşturabilir.ben de sabahları nesfitim içine atıp yersem eminim çok güzel olacak.yanında çilek ve kavun kurusu da satılıyordu bir dahaki sefere onlardan da alıp deneyeceğim.

Sunday, March 11, 2007

iç baklalı kereviz

malzemeler:
1 su bardağı kuru veya taze iç bakla
2 orta boy kereviz
1 orta boy havuç
1 orta boy patates
kuru soğan
zeytinyağı
tuz bir tutam şeker

yapılışı:
Öncelikle benim gibi kuru iç bakla kullanacaksanız önceden ıslatılmış baklaları haşlayıp kabuklarını ayıklayın.
Zeytinyağında soğanları kavurup doğranmış kereviz, havuç , patatesler ve içbaklayı üzerine ekleyin.Bir tutam şekerle tatlandırın. Tuzunu ve 2 çay bardağı kadar suyu ekleyip pişirin.Önemli not: piştiğinde tüm suyunu çekmiş olmalı. Dereotu ile süsleyip servis yapabilirsiniz.

çıtır kek















malzemeler:


80g bitter çikolata( kare şeklinde olanlardan)
1 adet metro veya hindistan cevizli coco.. diye başlayan çikolatalardan
1yemek kaşığı tereyağı
1/2 su bardağı bal
150-200 g pirinç gevreği


yapılıışı:


pirinç gevreği hariç tüm malzemeler benmari usulü eritilip iyice karıştırılır.
azar azar pirinç gevrekleri eklenir.hepsinin etrafı sosla iyice bulanana kadar karıştırılır.kaşıkla pasta kağıtlarına koyulup buzdolabında soğuyup hepsinin birbirine yapışması beklenir.
gerçekten de adı gibi çıtır çıtır bir pasta.çocuklar da çok seviyor.

Friday, March 9, 2007

kadınlar

herkesin dünya kadınlar gününü kutluyorum.

Like a caring umbrella in the pouring rain
A warm friendly hug when you got the cane
Like a chocolate-cheese pizza when you're hungry as hell
It's all that sweetness with a little wicked spell
That gives a glimpse of that magical thing
The wonder of wonders that a Woman is !


bu şiiri bana sevgili nurgün yollamış...

Wednesday, February 21, 2007

nescafeli kek


bu keki ilk defa bir arkadaşımda yedim. sanırım 7-8 ay olmuştur.
o günden beri ne zaman bir misafirim olsa hep bu keki yapıyorum.
malzemeler:
3 yumurta
1 su bardağı şeker
1 su bardağından daha büyük olan cola bardağı diye tabir ettiğimiz bardakla sıvı yağ
1 su bardağından daha büyük olan cola bardağı diye tabir ettiğimiz bardakla ılık su
2 yemek kaşığı nescafe
kabartma tozu ,un
sos:
1 su bardağı su
1 silme tatlı kaşığı nişasta
1 çay bardağı şeker
2 yemek kaşığı kakao
Kek bilinen usulde pişiriliyor. Yalnızca ılık suda nescafeyi önceden eritmek gerekiyor. Sos malzemelerinin de hepsi karıştırılıp pişiriliyor.Ilıyınca soğumuş kekin üzerine dökülüyor.

Tuesday, January 30, 2007

kuntakinte kurabiye


Bu kurabiyeleri ilk defa çok sevdiğim bir ablam yapmıştı , çok beğenmiştim ve hemen tarifini almıştım.Ben de uzun zamandır yapmamıştım.Yumuşak ağızda dağılan çok hoş bir tadı var.Sizin çocuklarınız da benim oğlum gibi kakaolu şeyleri seviyorlarsa eminim çok beğeneceklerdir.
Malzemeler:
hamur için:
2 yumurta
250g margarin
50g kakao
2 kahve fincanı pudra şeker
kabartma tozu vanilya
un
şerbet:
1 su bardağı su
1\2 su bardağı toz şeker
üstü için:
hindistan cevizi
Hamur malzemeleri ile kulak memesi kıvamında bir hamur oluşturulup yuvarlak şekiller verilir ve pişirilir.Belirtilen ölçülerde şerbet kaynatılır.fırından sıcak sıcak çıkan kurabiyeler yine sıcak şerbete çabucak atılıp çıkarılır ve hindistan cevizine bulanır.

Friday, January 12, 2007

ilk gün


merhabalar ...
Bugün blogumda ilk günüm .Bir blog hazırlamaya karar vermeden önce elimde uzun süredir maş fasulyesi vardı ve nasıl pişirileceğine dair bir fikrim yoktu. internette maş fasulyesi ile ilgili bir şeyler ararken yogurtland le tanıştım ve neden ben de böyle şeyler yazmıyorum dedim. o günden beri aklımdaydı bir blog fakat zaman ayırıp hazırlayamamıştım.kısmet bu güne oldu.