Thursday, August 23, 2007

TARHANA




Bugünlerde eve geldiğimde kapıdan girer girmez ekşimsi hoş bir maya kokusu beni karşılıyor.Bu, birkaç gün önce yaptığım ve kuruma aşamasına gelmiş tarhananın kokusu.Her ne kadar evde tarhana çorbası pek sevilmese de ben besleyici değeri ve pratikliği açısından her yaz mutlaka yapmaya çalışıyorum.Özellikle çoçuklar için kıymalı tarhana çorbası tam bir besin kaynağı ve sıklıkla tüketilmesi gerekiyor.İnternette yaptığım araştırmalar sonucu elde ettiğim bilgiler ışığında biraz da tarhananın tarihçesinden bahsetmek istiyorum.Eminim siz de keyifle okuyacaksınız.
Türk mutfağının tanınmış bir yiyeceği olan ve sabah kahvaltıları dahil her öğün yenebilen tarhana çorbasının kökeni Orta Asya Türklerine dayanmaktadır.Türkler, yaşadıkları coğrafyanın iklim şartlarından ve göçebe yaşam stillerinden her türlü yiyeceği kurutarak saklamaya çalışmışlar ve yoğurdun saklanması için de tarhana çorbasını bulmuşlardır. Böylece, belki de dünyada ilk hazır çorbasını keşfetmiş olmuşlardır.Önemli bölümü yoğurttan oluşan tarhana çorbası besleyici olduğu kadar kuru toz şeklinde olduğu için uzun süre de saklanabilir. Yaygın olan bir söylenceye göre tarhana çorbasının öyküsü şöyledir: Vaktiyle bir hükümdar, bir fakir evine misafir olmuş. Kendisine ikram edilen çorbayı çok sevip, ev sahiplerine övgüde bulunarak "bu ne çorbası" diye sorunca, çorbayı hazırlayan kadın "Dar Hane çorbasıdır, kusura bakmayın" şeklinde yanıt vermiş. Bu hoş öykünün gerçekliği ne denli tartışmalı olursa olsun, kimi zaman darhane çorbası tarhana ismi yerine kullanılagelmiştir.
Tarhana, buğday ürünlerinin yoğurt veya ekşi süt katılarak laktik asit fermantasyonuna bırakılması yöntemi ile elde edilir. Türkiye’de hem yapısal anlamda, hem de farklı katkı kullanımı bakımından birçok çeşidi üretiliyor. Buğday ürünleri denince bunların ne olduğunu sıralamak gerekir. Kabuğu sıyrılmış buğday kırması, un ve bayatlamış ekmekten yapılabilen tarhanalar, yörelere göre farklı çeşitlerde hazırlanıyor. Bayat ekmekten yapılan tarhananın ismi ise, Osmanlı’da ‘hünkâr tarhanası’ydı. Bu çeşit, daha sonra halk diline ‘yalancı tarhana’ olarak yerleşmiştir. Aslında yokluk dönemlerinde elde kalan ekmek parçalarını değerlendirmek düşüncesinden yola çıkılarak keşfedilmiş bir yöntemdir bu. ‘Hünkâr tarhanası’ adı da hünkar fodlasından (somunu) kaynaklanır. Beyaz un kullanımı, Batı’dan Osmanlı sarayına gelmiştir; sadece saray erkanı yediği için de hünkâr fodlası adını almıştır. Sıradan bir ürün haline geldikten sonra bile bu isim, uzun dönem halk tarafından kullanılmıştır. Bu nedenle bu ekmekten yapılan tarhananın adı ‘hünkâr tarhanası’ olarak bilinmektedir; yoksa sarayda yapılan tarhanayı ifade etmez. Sarayda yapılan tarhana un tarhanasıdır ve pişirildikten sonra içine lüle kaymak salınır.
Benim sizlere vereceğim tarif bizim ailede uygulanan yöntem.İnanın ki yapması o kadar da zor değil özellikle küçük çocukları olanlara şimdiden yapmaları konusunda ısrar ediyorum.
Malzemeler:
1 kg süzme yoğurt
3-4 adet domates
5-6 adet yeşil biber (çocukları olanlar tatlı kullansınlar lütfen)
3-4 adet kırmızı salçalık biber
yarım demet maydanoz
yarım demet taze nane
3 adet kuru soğan
alabildiği kadar un
tuz
Yoğurt, un ve tuz hariç tüm sebzeler kabaca doğranıp düdüklü tencerede 1 bardak su ilavesiyle 15-20 dakika pişirilir. Soğuyunca içine yoğurt ve tuz eklenip karıştırılır.Un ilavesi yapılarak hamur haline getirilir.Üzerine temiz bir bez örtülüp mayalanmaya bırakın.Sıcak günlerde 6-7 günde mayalanma işi tamamlanacaktır.Önemli bir nokta her gün tarhananıza bir iki yumruk atıp yoğurmanız gerekir bu da mayalanma esnasında oluşan gazların dışarı çıkmasını sağlayacaktır.Tarhananızın ekşi kokusunu hissetiğiniz ve küçücük bir parçasının tadına baktıp da o ekşimsi tadı aldığınızda tarhananız kuruma aşmasına geçmeye hazır demektir.Bundan sonra küçük toplar yaparak gölgede(evde müsait bir odada) temiz bir bezin üstüne sererek tarhanaları kurutmaya başlıyoruz.Çabuk kuruması için arada kontrol ederk yaptığımız topları ikiye üçe bölebiliriz.Burada da tarhananın çok kuruyup sertleşmesine izin vermeden robotta un haline gelene kadar çekioruz.Nemli olbileceğinden topaklanmalar olabilir, tekrar serip birkaç gün daha kurutuyoruz ve en son bir kez daha robottan geçirip saklıyoruz.Tarhananız hazır artık.


TARHANA ÇORBASI

Tarhana çorbasını ise birkaç değişik şekilde yapabilirsiniz.Benim favorilerim kıymalı ve zencefilli olanlar.İkisi içinde yapılacak ilk işlem yaklaşık 2 çorba kaşığı tarhanayı(ben az miktarda yapıp hemen tüketmeyi seviyorum.) pişirme yapmadan en az yarım saat önce bir bardak soğuk suyla ıslatmak.daha sonra tencereye yağı alıyoruz içine bir miktar kıyma koyup kavuruyoruz.Ardından minnacık doğranmış yeşil biber ve sarmısağı ekleyip biraz daha kavuruyoruz ve salçasını ekliyoruz . Üzerine ıslattığımız tarhanayı ve bir miktar daha suyu ekleyip kaynatıyoruz.Tarhana çorbamız hazır oluyor.Zencefilli tarhana çorbası içinse yağ ve salçayı kavurduktan sonra ıslattığımız tarhana ve suyu ekleyip kaynatıyoruz.Pişmeye yakın 1 çay kaşığı toz zencefil ekleyip altını kapatıyoruz.Afiyet Olsun!

5 comments:

banu gökşin said...

merhaba canım ellerıne saglık.. bende gecen sene yaptım tarhana cokta guzel oldu ama az yapmısım olcusunu hemen bıttı. bu sene hazır aldı annem artık sonrakı seneye kısmet.sevgıler..

damak tadı said...

Pelin Tatlım,
Sayende Tarhana'nın da Tarihçesini öğrenmiş oldum.Paylaşmış olduğun bilgiler çok yararlı oldu benim için tatlım.
Bende sizinkilere tarhana konusunda katılıyorum.Olmazsa hiç aramam,fakat bizim evin klasikleri arasında olduğundan sıklıkla yapılır.))
Canım ellerine sağlık.Mutlu günlerde sağlıkla içersiniz çorbanızı.Şimdiden sizlere afiyetler olsun.

Sevgilerimle.

sarimutfak.blogspot.com said...

mrb.canım.tarhanayı çok severim.bizde her yıl yaparız.ellerine sağlık.allah afiyetle içmek nasip etsin.sevgiler

munevver said...

Pelin, merhaba! Ben de sizi ziyarete geldim. Biz de tarhanasız yapamayanlardanız. Yalnız, zencefili çok kullanmama rağmen, tarhanada hiç denememiştim. Denemek lazım.
Sevgiyle, Nane Limon.

DREAMER said...

merhaba,
ben de annemin tarhanasinin tarifini vermistim blogumda seninkini gorune merakla okudum hemen .ayrica kendin yaptigin icin de tebrik ederim cunku cok uzun bir surec tarhanayi hazirlamak sabirli olmak gerek.
tarhana hakkindaki verdigin bilgiler ise ne kadar guzel olmus.dar hane corbasi adi gercekten cok hos ve amacina uygunmus:)
zencefilli tarhana hic aklima gelmemisti dogrusu.en kisa zamanda denemek istiyorum.
aslinda ben taze tarhanayi daha cok seviyorum dogrusu.dondurucuda ufalanmis halde beni hep hazir bekliyor hem erimesi de daha cabuk oluyor tazesinin.